Sarıkamış Harekatı






57.000 ŞEHİDİN YATTIĞI ÇANAKKALE ŞEHİTLİĞİBÖYLE BİR ŞEHİTLİK İSTİYORUZ

#BİZ DE ONLARI YOK SAYIYORUZ!#

Sarıkamış Harekâtı bir bütündür. Başlangıç noktası Erzurum, bitiş noktası Karınca Düzü (Merdinik-Göle), Beyköy, Başköy ve Sarıkamış’tır. Harekata 3. Orduya bağlı 9,10 ve 11.Kolordu ile iki süvari birliği katılmıştır. Harekatın geçtiği alan 5.216 km. Karedir. Harekâtın geçtiği alanın hemen hemen tamamı şimdi Erzurum sınırları içindedir. Harekâtın yapıldığı 1914 yılında ise Oltu-Kaleboğazı’ndan itibaren Ardahan Sancağına, Ardahan Sancağı da Rus yönetimine bağlıydı.

Tarihi veriler böyleyken:

1. 10 Kolordu; Narman (2.500),Oltu (2.000),Penek (tam olarak bilinmiyor,1.000 olarak tahmin ediliyor),Karınca Düzü (sayıları bilinmiyor), Allahuekber Dağları (yaklaşık 37.000),Beyköy ve Başköy (1.000) şehitlerini yok sayanları ,bakımsız ve döküntü mevcut bir meçhul asker anıtı ile şehitlerimize bir şehitliği çok görenleri, Çanakkale’de olduğu gibi şehitlerimizin şanına uygun anıt mezarlar yapmayanları,

2. Şenkaya Allauekber Şehitleri orada dururken 60 km. uzaklıkta Sarıkamış sınırları içinde Allauekber Şehitliği yapanları,

3. Şenkaya Allahuekber Dağları ve Sarıkamış Milli Parkını, Şenkaya yok sayılarak, Sarıkamış Allauekber Dağları Milli Parkı olarak adlandıranları, Allauekber Dağlarını Sarıkamış sınırları içinde gösterenleri,

4. Bilerek veya bilmeyerek Sarıkamış Harekâtını sanki 9.Kolordudan ibaretmiş gibi gösterenleri,

5. Anma törenlerini Sarıkamış Harekatı Şehitleri yerine “Sarıkamış Şehitleri” adı altında tersinden, yanı şehitlerin bulunmadıkları yerden (Harekat Planının ) tersinden başlatanları,

6. Bu şekilde toplantı, seminer sempozyum vs. yapıp veya belgesel hazırlayarak halkın yanlış bilgilenmesine sebep olanları, böyle algılanıp halkın bilincine yerleşmesine, ulusal medyaya yalan-yanlış, asılsız kopyala yapıştır yöntemiyle yansımasına sebep olanları,

7. Bu durumu kullanarak bazı kurnaz ve ucuz hesaplar peşinde olanları ,

8. Ve dahi gerçekleri bildikleri halde sesiz kalanları,

Her kim olursa olsun, makam ve mevkileri ne olursa olsun, biz de onları yok sayıyor ve bir daha şiddetle kınıyoruz.

ENİNDE SONUNDA TARİH ÖNÜNDE YARGILANACAKLAR

TARİHİ BELGELER IŞIĞINDA DOĞRU ALGILANIP,ZİHİNLERE DOĞRU YERLEŞİNCEYE KADAR TEKRARINDA FAYDA GÖRÜYORUM. İNTERNET VE MEDYADA DOLAŞAN KOPYALA-YAPIŞTIR ,YALAN-YANLIŞ VE KİRLİ BİLGİLERE SEBEP OLANLARI BİR DAHA ŞİDDETLE KINIYORUM.

Sarıkamış Harekâtı bir bütündür. Başlangıç noktası Erzurum, bitiş noktası Sarıkamış’tır. Amacı Sarıkamış’ta bulanan Rus Ordusunu kuşatmak,1879 yılında yapılan, 93 Harbi olarak ta bilinen, Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalanan Ayestefanos Antlaşmasıyla savaş tazminatı olarak Ruslara bırakılan bölgeyi (Elviye- i Selase: Üç sancak; Kars Ardahan ve Batum) kurtarmaktır.1914 -15 yılında yapılmıştır.

En batı ucu Horasan’dan başlayan, doğuda Karınca Düzü’ne kadar uzanan ve yaklaşık 5.320 km karelik alanda yapılmış olup ,kuzeyden 200-250 km’lik bir yay gibi Sarıkamış’ı kuşatmıştır. Harekât planında 3.Orduya bağlı 9,10, ve 11.Kolordular yer almaktadır. Haritada görüldüğü gibi Harekatın geçtiği yerlerin hepsi de harekatın yapıldığı 1914 yılında Rus yönetiminde, şimdi ise Erzurum sınırları içindedir.

Özet olarak kolorduların güzergahları şöyledir: 9.Kolordu: Erzurum- Kargapazarı Dağları-Narman üzerinden hareket ederek Bardız’ da 10.Kolordu ile birleşmektir.

Sarıkamış Harekatında Ruslarla sıcak çatışmaların olduğu alan: 5320 kilometrekaredir.
Sarıkamış Harekatında 10.Kolordunun izlediği güzergah.

10.Kolordu: Erzurum-Tortum üzerinden hareket ederek Tortum’da iki kola ayrılır, bir kolu Ahpısor Kapı-Ardos Yaylası üzerinden Oltu’ya, diğer ise Tortum-Yukarı Sivri Köyü-Narman üzerinden yürüyerek Oltu’ya, Oltu’da birleşerek Bardız’a hareket edip 9.Kolordu ile birleşerek Sarıkamış’taki Rus ordusunu arkadan kuşatmaktır. Ancak 10.Kolordunun Oltu’da bir Rus Birliğinin arkasına takılıp, Penek’e kadar kovalar, böylece planda değişik olmuş olur. 10 Kolordu Erzurum’dan itibaren yaklaşık 100 kilometre Osmanlı toprağını yürümüş, Narman’da Rus Birlikleri ile karşılaşıp çarpışmalar yaparak Allauekber Dağı’nı’i aşıp Beyköy ve Başköy’e varıncaya kadar yüz kilometre yol daha kat etmişlerdir. Hesaplamalar bugünün şartlarına göre yapılmıştır. Harekât, patika ve virajlı yollarda yapılmış, dağ, dere, tepeler aşılmıştır. Bunlarda katıldığında rakamların daha yüksek olacağı aşikardır.

11.Kolordunun amacı Erzurum-Horasan’dan hareket ederek Sarıkamış bulunan Rus Ordusunun önünü kesmektir.

Rus ordusu ile ilk karşılaşma ve sıcak çatışmalar: 10.Kolordunun Erzurum’dan başlayan yürüyüşünün 100 kilometresinde Narman’da yapılmıştır. Narman’ın bir bölümü, Oltu, Şenkaya’nın bulunduğu bölge ile Göle (Merdinik) Rus yönetimindeydi. Sınır Oltu-Kaleboğazı olmasına rağmen ilk çatışmaların bulunduğu yer; Narman-Todan ve Narman yaylası arası mevkiinde Rus bir türlü Rus birlikleri bulunmaktaydı. Burada yapılan çatışmalarda 2.500 askerimiz şehit oldu (Ataman, 1990: 46).

Narman’dan ilerleyen kolordu Oltu’ya varmadan, havanında sisli olması nedeniyle, Ardos Yaylasından gelen diğer 10.Kolordu birlikleri ile karşılaştığında düşman kuvvetleri sanarak yapılan çatışmada 2.000 askerimiz şehit oldu (Aksun, 2005:204).

Kolordu, Oltu’da bulunan Rus kuvvetlerini Penek’e kadar kovalar. Penek’te yapılan çarpışmalarda, kesin sayı bilinmemesine bine yakın askerimizin şehit olduğu anlaşılmaktadır. 10.Kolordunun ana gövdesi Allahuekber Dağları’nı aşmak için Kosor-Ersinek’e yönelirken; Penek’te 32.Tümenden ayrılan “Kuzey Harekâtı Destek Birliği” Zuvart-İznos-Eşrefin Boğazı- Kaymak Dağı üzerinden Göle’ye (Merdinik’e) 8 km uzaklıktaki, Harekâtın en doğu noktası olan, Karınca Düzü’ne yürüdü. Karınca Düzü’nde Ruslarla yapılan çarpışmalarda, sayısı tam olarak bilinmemekle birlikte, çok sayıda askerimiz şehit oldu. Diğer taraftan10.Kolordu Penek-Kosor boğazı arasındaki 8 Km.lik yoldadır. Neredeyse nefes almayı imkansız kılan yoğun kar ve tipi altında kendi yürüyecek, öte yandan 30 ve 31. tümenlere ait dağ toplarını itekleyerek, sürükleyerek götürecektir. 8 Km.lik yol tam 21 saat sürecektir. Saatte ancak 384 metre yol alınabilmiştir. Olayın dehşeti, korkunçluğu ve talihin ters dönmesi budur.91. alayın Penek-Kosor boğazı yürüyüşü hiçbir hesaba, hiçbir askeri kurala ve akla uymayan bir olaydır.*Kaynak: Cavit Marancı, Sarıkamış Harekâtı ve 91. Alay.

Harekât planına göre Oltu’dan Bardız’a ulaşması ve burada 9.Kolordu ile birleşip Sarıkamış’a ilerlemesi gereken 10.Kolordu Komutanı Hafız Hakkı Bey’in plan dışına çıkması ve gereksiz yere Rusların Oltu müfrezesini Kosor Boğazı içlerine doğru takip etmesiyle bir çıkmaza girer. Bu takip, kolordunun artık Bardız’a yönelmesine imkân vermeyecek şekilde kolorduyu Ardahan istikametine kanalize etmiş ve Bardız’da 9.Kolordu ile birleşemeyecek duruma gelmiştir. Ancak her halükârda 10.Kolordunun Sarıkamış’a ulaşma sorumluluğu bulunduğundan, cebrî yürüyüşe hiç de uygun olmayacak şekilde Kosor’dan Beyköy’e Allahuekber Dağları’nı aşmak durumunda kalmıştır.

Hal böyleyken;

  • Yaklaşık 150 km’lik bir alanda Rus ordusu ile sıcak çatışmaların olduğu, şehitlerin verildiği yerlerin ve sayılarının bilinmesine ve arşivlerde bulunmasına rağmen, harekatın bu kısımlarını bilerek veya bilmeyerek görmemezlikten gelenler, göz ardı edenler, yok sayanlar, şehitlerin Narman, Oltu, Penek, Karınca Karınca Düzü, Bardız ve Soğanlı ’da verilmesine rağmen anma törenlerinin tersinden yapılmasına,
  • Anma törenlerinin adının “Sarıkamış Şehitlerini Anma Törenleri” biçiminde algılanmasına ve zihinlerde öyle yerleşmesine, basına da bu biçimde yansımasına sebep olanlar,
  • Sadece harekatın bitiş noktası olan Sarıkamış yakınlarına varabilen çok az sayıda askerimizin çarpışmalarını değerlendirip bunu Sarıkamış Harekatı sananlar ve ön plana çıkaranlar ,
  • Asılsız ve ucuz hesaplarla şehitleri kendilerine mal edip, başka amaçlar planlayanlar,
  • Şenkaya ve Sarıkamış sınırlarını kapsayan milli parka Şenkaya yok sayılarak “Sarıkamış Allahuekber Dağı Milli Parkı” adını verenler,
  • Yaklaşık kırk bin şehit Allahuekber Dağlarında dururken Sarıkamış sınırları içinde Allahuekber şehitliği gösterenler,
  • Allahuekber Dağları Şenkaya sınırları içinde olmasına rağmen Sarıkamış sınırları içinde de Allahuekber Dağlarını gösterenler,
  • Her kim olursa olsun, adı, unvanı ne olursa olsun tarih önünde sorumludurlar. Vicdanlarda yargılanıyorlar. Eninde sonunda bunlar yukarıdaki saydığımız doğru bilenen (sanılan) yanlışlar konusunda tarih önünde yargılanacaklarını,hesap vereceklerini umuyorum.

Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Sarıkamış Harekatında 10.Kolordunun izlediği güzergah. Bugünkü yol durumuna göre 177 km’dir. Dönemin koşullarında patika,virajlı,dağ,dere,tepe aşarak kat ettikleri yol düşünülürse 200-250 km yol aldıkları görülür.
32 Tümenden ayrılan ve Karınca Düzü’ne varan Kuzey Harekatı Destek Birliğinin izlediği güzergah.
10.Kolordunun Oltu’dan itibaren kovaladığı Rus müfrezesi ile Penek’te çarpışmalar yapılmıştır. Penek’te bulanan Ruslar döneminde yapılmış köprüsü.

BELGELER DİYOR Kİ!

# S. HAREKATI KONUSUNDA DOĞRU BİLİNEN (SANILAN) YANLIŞLARA AİT BİR KANIT DAHA BELGE 7#

İnternetten indirdiğim aşağıdaki (resim -yazı) yazının ayrıntılarını incelediğimizde:

Diğerlerinde olduğu gibi birçok uydurma, saçma sapan bilginin bulunduğunu görüyoruz. Bunu anlamak için illa da tarihçi olmaya gerek yoktur. Biraz tarih bilginiz varsa kolayca anlarsınız. Neymiş efendim Allahuekber Dağları Şehitliği “14 Aralık 1914 ‘de Sarıkamış üzerinden hücuma geçen Türk Ordusunun Allahuekber Dağ’ında verdiği binlerce şehidin anısına 10 Ekim 1996 tarihinde yaptırılmıştır.” Sarıkamış Harekatının amacı Sarıkamış’ta bulunan Rus ordusunu önden ve kuzeyden bir yay gibi kuşatarak arkadan vurmaktır (Belge 1-2). Erzurum’dan hareket eden 3.Orduya bağlı 11.Kolordu önden (Batıdan), yani Horasan üzerinden, 9.Kolordu Narman üzerinden Bardız Soğanlı Dağları’ndan, 10.Kolordu ise Oltu üzerinden Allauekber Dağları’na hareket etmiştir Belge 1-2). Çetin kış şartları ,ani bir tipi ve boranın başlaması ,havanın -40 derelere varması gibi sebeplerden dolayı askerlerimiz hedeflerine ulaşmadan donarak şehit oldular . 9.Kolordudan çok az bir kısmı Sarıkamış’a 5 km yaklaştı .Sarıkamış’a varmadan ya şehit oldular, ya da Ruslar tarafından esir edildiler. Sayısını tam olarak bilmiyorum. Devlet Arşivleri yetkililerinden istedim, bekliyorum. 10 .Kolordudan Allahuekber Dağı’nı aşanların sayısı tahminen 3.200 askerdi (Kars Valiliği sitesinde 3.200 asker olarak belirtilmişti, sonradan kaldırılmış). Onlarda Beyköy ve Başköy”e ulaşarak demiryolunu bombaladıktan sonra ya şehit oldular, ya da Ruslar tarafından esir alınmıştır.Özet olarak ; Yapılan bu açıklamalardan anlıyoruz ki askerlerimiz Sarıkamış’a varamamıştır. Gelelim söz konusu belgeye (Belge-7) ; Sarıkamış’a varamayan Türk Ordusu nasıl oluyor da Sarıkamış üzerinden Allahuekber Dağı’na yürüyor? Düşman Ordusunun Allahuekber Dağı’nda ne işi varmış? Yukarda söylediğimiz gibi tamamen uydurma ve saçma bir bilgidir (Belge-7) .Konumuz bu değil. İnternete yüklenen her bilginin doğru ve geçerli olmadığını daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. İnternette, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunun ders kitaplarını incelediği gibi bir kontrol mekanizması olmadığından herkes tarafından yüklenen her türlü bilgi bulunmaktadır. Bize düşen geçerli ve doğru bilgileri bulmaktır. Konumuz ,bilerek veya bilmeyerek, bu tür uydurma ve geçersiz bilgilerden etkilenerek veya bunlara dayanıldığını düşündüğümüz “anma törenlerinin tersinden başlatılması ,yanlış yerlere şehitlik yapılması, Şenkaya Allauekber Dağları ve Sarıkamış Milli Parkının adını, tersinden Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı şeklinde koyulması, (Belge-3,4,5,6). Devlet yetkililerin de tersinden Sarıkamış’tan başlatılan anma törenlerine katılmasıdır (Belge-8).Şimdi neden Sarıkamış Harekatı Şehitleri, Allahuekber ,Bardız, Soğanlı Şehitleri değil de Sarıkamış Şehitleri denildiğini, anma törenlerinin neden tersinden (Sarıkamış’tan) başlatıldığını daha iyi anladınız ,değil mi? İlk düğme yanlış iliklenirse diğer düğmelerde öyle gider diye düşünüyorum!

Sarıkamış Harekatı Planı

#SÖZÜN BİTTİĞİ YER!#

ERZURUM VALİLİĞİNCE ,TAM METNİNİ AŞAĞIDA PAYLAŞTIĞIM DİLEKÇEME VERİLEN CEVAP.SORUYORUM SİZCE VERİLEN CEVAP DİLEKÇENİN CEVABI MIDIR?

Takdirlerinize bırakıyorum. Yorumlarınızı bekliyorum.

ERZURUM VALİLİĞİNE

Tanıtımında; Erzurum ile Kars’ın Sarıkamış ilçesi sınırları arasında bulunan ve Sarıkamış Ormanları ile Allahuekber Dağlarını kapsayan, 22.520 hektar büyüklüğündeki alan, 19/11/2004 tarih ve 25618 sayılı kanunun resmî gazete de yayınlanması ile Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı olarak ilan edilmiştir denilmektedir. Kars’ın Sarıkamış ilçesi denirken Erzurum’un Şenkaya İlçesi tabirine yer verilmemiş, bu tanımda ve parkın adı verilirken Şenkaya ilçesinin adı anılmayarak adeta yok sayılmıştır. Söz konusu “Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı” adını aşağıdaki şekilde değerlendiriyor, verilen adın yanlış olduğunu düşünüyorum.Parkın adını iki açıdan yanlış buluyorum. Birincisi Türkçe dilbilgisi kuralları açısından, diğer ise yeri bakımından. Önce dilbilgisi kuralları açısından inceleyelim: “Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Park” bir zincirleme isim tamlamasıdır. Bu şu anlama geliyor; Sarıkamış’ta bulunan Allahuekber Dağları Milli Parkı. Örneğin; Erzurum Palandöken Kayak Merkezi, Kayseri Erciyes Dağı Zirvesi, Kırşehir Malya Devlet Üretme Çitliği vs. gibi.Yeri bakımından değerlendirdiğimizde: Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Park denildiğinde Allahuekber Dağlarının Sarıkamış’ta olduğu anlaşılıyor. Halbuki Allahuekber Dağları Sarıkamış’ta değil Şenkaya sınırları içindedir. Hem dilbilgisi kuralları ve hem de yer bakımından yanlıştır. O halde doğrusu nedir? Verilen mevcut isime göre değerlendirdiğimizde “Sarıkamış ve Allahuekber Dağları Milli Parkı“olmalıydı. Çünkü 22.519 hektarlık park alanının bir kısmı Sarıkamış’ta diğer bir kısmı ise Allahuekber Dağları’ndadır. Parkın tarihi özelliği bakımından ise; S. Harekâtında 9. ve 10. Kolordunun Allahuekber, Soğanlı Dağları ve Bardız’da verdiği yaklaşık 60.000 Şehidi canlandırdığı için en doğru isim “Şenkaya Allahuekber Dağları ve Sarıkamış Milli Parkı” olmalıdır diye düşünüyorum.Gerekenin yapılmasını arz ederim.

Sayın SELAHATTİN ALTAŞ,

T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER)’ ne 12.03.2022 tarihinde yapmış olduğunuz 2201184707 sayılı başvurunuz 28.03.2022 tarihinde ERZURUM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ tarafından cevaplanmıştır: 12.03.2022 tarihli ve 2201184707 başvuru sayılı CİMER yazınız tarafımızca değerlendirilmiştir.

22.09.2004 tarihli ve 2004/7912 sayılı Bakanlar Kurulu kararında “Erzurum ve Kars illeri sınırları içerisinde bulunan, Sarıkamış Ormanları ile Allahüekber Dağlarını kapsayan ve ekli haritada sınırları tespit edilmiş olan alanın “Sarıkamış Allahüekber Dağları Milli Parkı” olarak belirlenmesi” ibaresi yer almaktadır.

İbarede belirtildiği üzere Erzurum ve Kars il sınırları içerisinde kaldığını belirtilmekte olduğunu sadece bir ile atıfta bulunulmadığı görülmektedir. Dolayısıyla alanın ismine tam olarak odaklanmayıp alanın özüne bakılması daha iyi olacaktır. Bilgilerinize sunar sağlıklı günler dileriz.

*****

ERZURUM MİLLETVEKİLLERİNE AÇIK MEKTUPTUR

Sayın vekilim; Bir Erzurum- Şenkayalı olarak; “Allahuekber Dağları’nın ve Allauekber Şehitlerinin başka bir ilin sınırları içinde gösterilmesine, büyük çoğunluğu Erzurum-Şenkaya sınırları içinde olan bir Milli Parkımızın adının Şenkaya yok sayılarak “Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı “olarak verilmesine gönlümüz razı değildir.

1. Lütfen daha önce de dillendirdiğimiz aşağıdaki bağlantıda verilen uydu haritası incelenerek yapılan bu yanlışlıkların düzeltilmesini,

2. 1914 yılının sonlarına doğru başlayan “Sarıkamış Harekâtı Planının” amacı Sarıkamış’ta bulunan Rus Ordusunu arkadan vurmak, Rus yönetiminde Elviye i Selase) bulunan bölgeyi kurtarmaktı. Plana göre harekatın başlangıcı Erzurum’dur. Erzurum’dan hareket eden 3.Orduya bağlı 9.,10. ve 11.Kolordu Sarıkamış’a doğru ilerler.9.Kolordunun güzergahı şöyledir: Erzurum- Kargapazarı Dağları-Narman-Soğanlı Dağları ve Bardız üzerinden Sarıkamış’ta bulunan Rus Ordusunu arkadan vurmaktır.10.Kolordunun güzergahı ise: Erzurum-Tortum’dan iki kola ayrılan Kolordunun bir bölümü Ardos Yaylası üzerinden, diğer bölümü ise Tortum-Narman üzerinden hareket edip Oltu’da birleşerek Oltu-Kotik-Bardız üzerinden Sarıkamış’a hareket etmektir. Oltu’ya varan 10.Kolordu bir Rus müfrezesine takılarak kovalar ve Penek’e kadar gelir. Oradan geri dönülmez ve planda bir değişiklik yapılarak Kosor-Ersinek üzerinden Allahuekber Dağı’nın aşılması planlanır ve öyle de yapılır. 10.Kolordunun diğer bölümü ise Kotik bölgesinden Bardız’a hareket eder.11.Kolordu ve iki Süvari Birliği ise: Erzurum-Horasan Köprüköy üzerinden Sarıkamış’ta bulunan Rus Ordusunun önünü kesmek için hareket eder.Resmi kaynaklara göre özet olarak şehit sayısı şöyledir: 10.Kolordu şehitleri; Narman’da 2.500 şehit (Ataman, 1990: 46),Oltu’da 2.000 şehit (Aksun, 2005:204), Allahuekber’de 37.000 şehit (Kars Valiliği resmi internet sitesi- (www.kars.gov.tr/), resmi kaynaklara göre elimizde 9.Kolordu (Soğanlı ve Bardız) şehit sayısına ait bir veri olmamasına rağmen bazı kaynaklara göre 30.000 civarında olduğu belirtilmiştir. Kolorduların harekât güzergahları bu şekilde olmasına rağmen anma törenleri tersinden, yanı Sarıkamış’tan başlatılmakta, tersinden başlatılan törenlere ne yazık ki devlet yetkilileri de katılmaktadır. Sarıkamış’ta başlatılan törenlere katılanlar Allauekber’de yatan yaklaşık kırk bin şehidimizi yok sayarak ziyaret etmeden geri dönmektedir.Anma törenlerinin kolorduların resmi kayıtlarındaki harekât güzergahlarından başlatılmasını,

3. Çanakkale Şehitlerimiz için yapılan “Çanakkale Şehitliği” ülkemizin gurur kaynağıdır. Şehitlerimiz anıt mezarlarında huzur içinde yatmaktadırlar. Gel gör ki Allahuekber Dağı zirvesi ile Ersinek arasında yatan yaklaşık kırk bin şehidimiz, şehit düştükleri çamların, kayaların dibinde yatmaktadır. Ne yazık ki mezarları bile belli değil. Tümünü temsilen “Meçhul Asker Anıtı ” bulunmaktadır. Resimde görüldüğü gibi onun da yazıları tahrip olmuş, silinmiş ve bakımsız durumdadır. Bütün bunlardan anlaşılıyor ki Allahuekber şehitlerimize Çanakkale Şehitlerine verilen önem verilmemektedir. Umarım yakın zamanda “Onlar’ın da şanına uygun anıt mezarlar yapılır da ruhları huzur bulur. Ruhları şad olsun.Arz ederim.27.10.2022

Selahattin ALTAŞ

NE GÜZEL OLUR!

Şimdilik ismini saklı tuttuğum bir TRT belgesel yapımcısı ile yaptığımız telefon görüşmesinde “Sarıkamış Harekatı “ güzergâhı, tersinden (Sarıkamış’tan) başlatılan anma töreni biçiminin yanlışlığı, bu konuda internet ve sosyal medyadaki bilgi kirliliği ile ilgili fikir alış-verişinde bulunduk. Kendisinin “Sarıkamış Harekatı” konusunda özel bir ilgisinin olduğunu belirtti. Hatta “İyi Olacak Hastanın Doktor Ayağına Gelirmiş” diyerek memnuniyetini belirtti. Mevcut belgeseller konusunda düşüncelerimi sordu. Ben de düşüncelerimi anlattım. Sarıkamış harekatı konusunda bir belgesel düşündüğünü, ben de bu konuda her türlü bilgi , belge ve desteği verebileceğimi, Sarıkamış Harekatının üç ayağından biri olan 10.Kolordunun yapıldığı ,şehitlerin bulunduğu yerleri Tortum Y. Sivri (Liskav) Köyünden başlayarak Narman Todan (Savaşçılar) Köyü -Oltu-Tuzla -Penek-Kosor-Ersinek (Ormanlı)- Allahuekber Dağı-Beyköy ve Başköy bölgelerini adım, adım bildiğimi ve gezdirebileceğimi ifade ettim. Umarım böyle bir belgesel yapılır da bütün bu konudaki bilgi kirliliği , basında ve televizyonlardaki doğru sanılan (bilinen) kopyala-yapıştır yanlış haberler bir son bulur. Belgeselden geri adım atılmaz gerçekleşirse bu arada Hüseyin Köycü’ye ait bir belgesel de araya sıkıştırılabilir diye düşünüyorum.

TELEVİZYONLARDA KOPYALA-YAPIŞTIR HABERLERİ İZLEDİM

Sarıkamış Harekatı Komutanları (Enver Paşa, İzzet Paşa ve Hafız Hakkı Paşa) Erzurum’dan hareket edip plan gereği Tortum-Narman üzerinden, 9.Kolordu İzzet Paşa komutasında Soğanlı ve Bardız’a,10.Kolordu ise Hafız Hakkı Paşa komutasında Oltu-Penek-Kosor (Akşar) üzerinden Allahuekber’e yürüdüler (Aralık 1914-Ocak 1915). Sarıkamış’a varamadılar. Şimdi ise bugün (09.01.2021) anma törenlerini, etkinliklerini varılamayan Sarıkamış’ta yapıyorlar. Bugün televizyonlardan kopyala-yapıştır yoluyla sunulan haberleri izledim. Komutanlar da oradaydı. Konuşma yaptılar Gönül isterdi ki Harekatı yapan komutanların (Enver Paşa, İzzet Paşa ve Hafız Hakkı Paşanın ) gittikleri yol izlensin, konuşmalar oralarda yapılsın, şehitler oralarda yani yattıkları yerlerde anılsın. Çocukluğum ve gençliğimin geçtiği Sarıkamış Harekatının geçtiği toprakları adım adım bilirim. Harekatın yapıldığı yerlerin ekseri çoğunluğu o gün Rus işgalinde olup Ardahan Sancağına bağlıydı. Bugün ise Erzurum sınırları içindedir. Coğrafi ve idari yönden Sarıkamış’a bir ilgisi yoktur Bunun için zoruma gidiyor. Şehitleri anmak için Sarıkamış’a kadar gelenler Allahuekber Dağının kuzey yamacında yatan yaklaşık kırk bin şehidimizi ziyaret etmeden geri dönüyorlar. Kök salmış doğru sanılan (bilinen) yanlışları düzeltmeye gücümüz yetmez. Ama gücümüzün yettiği, dilimizin döndüğü kadar bu konuyu dillendirmeye devam edeceğim. Takdir sizlerin.

DİLLENDİRMEYE DEVAM EDİ-YORUMANLAŞILMASI İÇİN DAHA NASIL ANLATAYIM?

Sarıkamış Harekâtında yaklaşık kırk bin şehit veren 10.Kolordunun harekât güzergahını adım adım gezdim. Çocukluğum ve gençliğim buralarda geçti. 2. 500 şehidin verildiği Narman-Todan (Savaşçılar ki adını oradan almıştır) Köyünde dört yıl görev yaptım. Oltu, Penek, Kosor (Akşar) ve Ersinek bölgesini adım adım bilirim. Daha 10.Kolordunun güzergahından ve verdiği kırk bin şehitten haberi olmayan aklı evvel bazı kişiler sırf çamur atmak için hakaretten çekinmediler. Sarıkamış Harekâtı şehitlerinin tersinden anılmasının (yanı Sarıkamış’tan) başlatılmasının yanlış olduğunu, Sarıkamış Şehitleri değil Sarıkamış Harekâtı Şehitleri (Allahuekber-Soğanlı-Bardız Şehitleri) olduğunu ve Çanakkale’de olduğu gibi anıt mezarlarının olmadığını bilgi ve belgelerle dillendirmekle güya “sözüm ona” arı kovanına çomak sokuyormuşum, karıştırıcılık yapıyormuşum. Aksini ispat edecek bilgi, belgen ve cesaretin varsa ortaya koyar iddialarımı çürütürsün. Ben de saygı duyarım. Yoksa hakarette neyin nesi? Sarıkamış Harekâtı planı belli, kayıt altına alınmış, Devlet arşivlerinde duruyor. Neymiş efendim panel-sempozyum düzenleniyor. Neyin paneli-sempozyumu, yani Amerikan kıtasını yeniden mi keşfetmek istiyorsunuz? Yoksa doğru sandığınız (bildiğiniz) yanlışlara kılıf bulmak mı istiyorsunuz. Eğer sempozyum -panel ve anma törenleri yapacaksan Sarıkamış’ta değil harekatın başladığı Erzurum’da veya Harekatın yapıldığı ve şehitlerin yattığı Narman-Oltu-Şenkaya-Bardız veya Allahuekber’de yapmalısın. Basın ve ulusal televizyonlar da haberlerinde birbirinden kopyala-yakıştır yaparak eksik haberlerine devam ediyorlar.

*****

Sarıkamış Harekatı Şehitleri ile Sarıkamış şehitleri arasındaki anlam farkını anlamakta ve algılamakta zorluk çekenlerin ve konuyu başka yönlere taşımak isteyenlerin maksatlarını anlamıyorum. Sarıkamış Harekatı Şehitleri demek harekat sırasında yani Allauekber, Soğanlı Dağları ve Bardız’da şehit olanlar, Sarıkamış Şehitleri demekse Sarıkamış’ta şehit oldukları anlamına gelmektedir. Hâlbuki ki Sarıkamış’ta bulunan Rus birliklerini kuşatmak için 1914 yılında yapılan Sarıkamış Harekatının geçtiği yerlerin ekseri çoğunluğu ne o tarihte ne de bugün Sarıkamış’a bağlı olmamıştır. Zira 1914 yılında Erzurum’dan başlatılan Sarıkamış harekatının geçtiği ve şehitlerin verildiği yerlerin yukarıda da ifade edildiği gibi ekseri çoğunluğu Oltu’ya ,Oltu ise Ardahan Sancağına bağlıydı. Ardahan ise Rus yönetimindeydi. Bu gün ise Harekatın yapıldığı ve şehitlerin bulunduğu yerler Şenkaya sınırları içindedir. Bu kadar basit. Bunu anlamayıp anma törenlerinin tersinden yapılmasına da bir anlam vermiyorum.

#Düşünü-YORUM

#Anlayana sivrisinek saz…!

#Sitem O HALDE ANMA TÖRENİ İÇİN NE İŞİN VAR SARIKAMIŞ’TA! GEÇMİŞ YILLARIN TERSİNDEN YAPILAN ANMA TÖRENLERİ

Tarihi kaynaklar gösteriyor ki ; 10.Kolordu birlikleri ile Rus işgalinde bulunan Narman Yaylası ile Todan (Savaşçılar) Köyü mevkiinde şiddetli çatışmalar sonucu 2500 askerimiz şehit olur.

Şehitler Narman’da yatıyor. Narman’a gel Narman’a! O halde Anma töreni için ne gezersin Sarıkamış’ta!

Yedek Subay Halil Bey (Ataman) anılarında: “(…) Öncelikle Narman perişan bir köy yıkıntısıydı. Kasabanın girişinde kocaman ve insan cesetlerinden oluşan bir loda (küme, yığın), 80 belki 100 metre uzunluğunda bir ölüler tepesi görülüyor. Bu ceset lodası 2500 veya daha fazla babayiğit askerlerin cesetlerinin üst üste atılmasından meydana gelen, upuzun bir tepe.” (Ataman, 1990: 46).

Nihayet büyük kayıplara rağmen 10.Kolordu Rus Birliklerini imha ederek Oltu’ya varırlar.23 Aralık 1914’ te Narman üzerinden Oltu’nun güneydoğusuna yapılan ileri harekatta havanın sisli ve dumanlı olması nedeniyle 31. ve 32. Fırkalar yanlışlıkla birbirlerine ateş açmışlar ve 2000 askerin şehit olmasına neden olmuşlardı ((Aksun, 2005:204).

Şehitler Oltu’da yatıyor. Oltu’ya gel Oltu’ ya! O halde Anma töreni için ne gezersin Sarıkamış’ta!

Allahuekber Dağları Ormanlarının (Ersinek Ormanları) derinliklerinde ilerken aniden başlayan kan dondurucu tipi ve boranın ortasında kaldılar. Derin dondurucuyu andıran kara saplandılar. Yürüyecek takatları kalmadı. Anlatılması güç, yazarken sözler boğazıma düğümleniyor. Yaklaşık kırk bin Anadolu’nun kınalı kuzusu on dokuz saat süren zorlu tırmanma sonucu orada şehit düştü. Bir anıt mezarları bile olmayan kırk bin şehidimiz çam ağaçları altında yatmaktadır. Sadece altı bin iki yüz askerimiz Allahuekber’i aşıp Beyköy ve Başköy’e varabildiler.

Şehitler Allahuekber’de (Ersinek ) yatıyor.Allahuekber’e gel,Allahuekber’e! O halde Anma töreni için ne gezersin Sarıkamış’ta!

Soğanlı Dağları’nda ve Bardız civarında 20.000 şehit yatıyor.

Şehitler Soğanlı Dağları’nda ve Bardız civarında yatıyor .

Soğanlı ’ya ve Bardız’a gel, Bardız’a. Tören için ne gezersin Sarıkamış’ta!

22 Aralık 1914-15 Ocak 1915 yıllarında Rus Ordusu Şarıkamış’ta,9.ve 10.Kolordu Şehitlerimiz Narman’da, Oltu’da, Allahuekber’de, Soğanlı Dağları’nda ve Bardız çevresindedir.

Madem şehitleri anıyorsun yerinde an. O halde Anma töreni için ne gezersin Sarıkamış’ta!

TÜM ŞEHİTLERİMİZİ RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ.RUHLARI ŞAD OLSUN.

**********

AYRINTILARI AŞAĞIDAKİ SAYFADA BULUNAN; DEĞİŞİK ZAMANLARDA ÇEŞİTLİ BAŞLIKLARDA AÇIKLANAN “SARIKAMIŞ HAREKATI ŞEHİTLERİNİN ANILMASINDA” DOĞRU SANILAN YANLIŞLAR KONUSUNDA KİMLER NE YAPABİLİR?

Konu siyaset üstü bir konudur. Kısaca herkes mutlaka bir şeyler- üstüne düşeni yapabilir.

1. Konu ile ilgili paylaşımları sadece görüp geçerek “etkisiz eleman” durumunda olunabilir. Biz hiçbir arkadaşımızın “etkisiz elaman” durumunda bulunmasını arzu etmeyiz.

2. En azında beğeni işareti koyarak düşüncelere katıldığını göstermiş olabilirler.

3. Yorum yaparak düşüncelerini açıklayabilirler. Örnek olarak ya Asker Alver Bey gibi yorum yaparak konuya katkıda bulunabilir, ya da Ozan Zeki Erdali Bey gibi yorum yaparak destek olduklarını, çaba harcayacaklarını ifade edebilirler.

4. Arkadaşlarımızın tanıdığı Milletvekili, Bakan, Bürokrat, Erzurum Valisi, Kaymakamı, Belediye Başkanı veya Muhtar olabilir. Onlarla iletişim kurarak etki ve yetkilerinden yararlanılabilir.

5. Görsel ve yazılı medyadaki tanıdıklar aracılığı ile konu gündeme taşınabilir.

6. Sanal iletişim aracı sosyal medya veya internet siteleri aracılığı ile konu gündemde tutulabilir.

7. Bazı psikolojik saplantılar nedeni ile konuya ilgi duymayanlar olabilir. Konuyu anladıklarında bu saplantılarından kurtulabilirler.

8. “Bu adam da nereden çıktı ,arı kovanına çomak sokmayın” vs diyenler de olabilir. Bu türden arkadaşlarımızın zamanla ön yargılarından kurtulup gerçekleri anlayacaklarını umuyoruz. Lütfen paylaşınız. Bilgi paylaştıkça çoğalır.

SARIKAMIŞ HAREKATI ŞEHİTLERİNİ ANMA TÖRENLERİNE KATILACAKLAR HANGİ GÜZERGAHI İZLEMELİDİR?

Sarıkamış Harekatı Şehitlerini anma törenleri yaklaşıyor. Her yıl olduğu gibi bu yılda tersinden yapılacağını düşüyorum. Sarıkamış Harekatına katılan 9.10 . ve 11.Kolordu şehitlerinin neredeyse yarısı, yaklaşık 40 bin şehit 10.Kolordu vermiştir. Bilindiği gibi Kolorduların Erzurum’dan başlayan güzergahları farklıdır. Aynı anda bütün kolorduların güzergahlarını takip etmek imkansızdır. Bütün şehitlerimiz bizim şehitlerimizdir. Yıllarca diğer kolorduların güzergahlarında tersinden de olsa anma törenleri yapılmıştır. 10.Kolordu şehitlerini anma törenlerine gereken önemin verilmediğini, ihmal edildiğini düşünüyorum. Bu nedenle 10.Kolordu şehitlerini anma törenleri tercih edilmelidir. Yetkililer gereken ortamı sağlamasalar, gereken önemi vermeseler de 10.Kolordu tercih edilmeli, ferdi olarak katılmalı diye düşünüyorum. 24 Aralık’ta Penek’te bulunmak üzere bütün kolorduların harekâta başlangıç noktası olan Erzurum’dan hareket ederek Tortum-Oltu üzerinden Penek’e gelmeleri; Simgesel de olsa, 10.Kolordu askerleri gibi Penek- Kosor (Akşar) arasında onları temsilen top arabalarını elleriyle çekmeleri, onların yaptığı gibi 8 km’lik bu yolu 21 saatte (Cavit Marancı, Sarıkamış Harekâtı ve 91. Alay) , Kosor’dan Ersinek bölgesindeki askerlerimizin şehit düştükleri Datmeri-Düz Meşe-Dik Meşe-Ayı Deresi, Cilvenin Yamacı ve Allahuekber’in zirvesine ve hatta zirveyi aşıp Beyköy’e kadar çekmeleri, onların çektikleri çile ve sıkıntıları hissetmeleri, yaşamaları gerekir diye düşünüyorum.

DİLE GELSELER DE ANLATSALAR!

Allahuekber Dağı’nın kuzey yamacında Ersinek bölgesinde bulanan Datmeri, Düz Meşe,Dik Meşe,Ayı Deresi ve Cilvenin Yamacı Ormanları dile gelse de anlatsalar! Sarıkamış Hareketinin bir parçası olan 10.Kolordu’da şehit düşen yaklaşık kırk bin Anadolu’nun kınalı kuzusunu bağrında barındıran Ersiek’in Datmeri, Düz Meşe,Dik Meşe,Ayı Deresi ve Cilvenin Yamacı Ormanları,Dığaskor,Issızdere’dır.

Ormanın derinliklerindeki uğultular arasında şu sesleri duyar gibi oluyorum: 10.Kolordu askerleri hedefine varmak, Sarıkamış’ta bulunan Rus Ordusunu arkadan vurmak için yılmadılar, yürüdüler, ancak iklim koşullarına daha fazla dayanamadılar. Toprağa düştüler. Şehit oldular. Şimdi aramızdalar. Kosor-Ersinek-Datmeri, Düz Meşe, Dik Meşe, Ayı Deresi ve Cilvenin Yamacı Ormanlarında; 24 Aralık 1914 günü soğuk kışla mücadele ettiler. Top arabalarını taşlı, engebeli, çoğu yerde kağnı arabasının bile geçemediği patika yollarda çektiler. Kosor –Penek arası yaklaşık 8 km’dir. Bu yolu ancak sekiz saatte alabildiler. Kosor’dan Allahuekber zirvesine ulaşmak için 19 saat mücadele ettiler. Askerler Ersinek’te iken yöreyi iyi bilen köyün ileri gelenleri bu ayda Allahuekber’i aşmanın imkânsız olduğunu söylemelerine rağmen yürüyüşe devam ettiler. Datmeri,Düz Meşe,Ayı Deresi,  Dik Meşe’ye  kadar kan dondurucu soğukla mücadele ederek Cilvenin Yamacına vardılar.Orada her taraf kıyamet gününe döner. Yaklaşık 6.200 asker Dağı aşarak Beyköy’e ulaşır ve Sarıkamış tren yolunu tahrip ederler (Sayın abim benim babam bu Sarıkamış hareketine küçük yaşta katılmış olup benim de çok hikayem var.Babam Kosor’dan aldıkları bir top arabasını ve mermiler 15 – 20 askerle Beyköy veya Başköy’e ulaştırmış 15 -20 gün oralarda kalmışlar çok büyük zorluklar çekmişler.Fakat şimdi bunları babasından dinleyen kaç kişi var ki-Yeğin Mehmet Harbigil Mehmet). Beyköy’e ulaşanlardan birçoğu Ruslar tarafından esir alınarak Rusya’ya gönderilir. Cilvenin Yamacı’na vardıklarında, yamacı dönerken aniden bir tipi-boran çıkar. O boran ki karları ne tarafa savurduğu belli değildir.  Diğerleri, yaklaşık kırk bin kişi daha önce de bahsedildiği gibi donarak şehit düşer. Çok azı burada bulunan bir manda ve koyun komuna (ahırına)) sığınarak kurtulur. Biz ağaçlar içersinde toprağa düşen askerleri bağrımıza bastık, bizler Onlar’a anıt-mezar olduk. Şehitlerin toprak olan (Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! İ.Marşı) bedenleri bizlerin canına can, kanına kan oldu. Gövdemizde, her dalımızda, her yaprağımızda onların canı ve kanı vardır. Sizin yapamadıklarınızı biz yapıyoruz. Onları yıllarca sert rüzgârlardan, fırtınalardan, sellerden koruduk, korumaya da devam ediyoruz. Ormanımızın derinliklerinde, üzerimizde sızıldayan, uğuldayan kar fırtınalarında Onlar’a kol olduk, kanat gerdik.

Amiyane ifade ile yıllarca uzaktan kumandalı, tersinden,göstermelik, cılız anma törenleri yaptınız ve halende öyle devam edilmektedir. Anma törenlerinde Kosor’un Ersinek’in,  söz konusu ormanların adı bile anılmıyor. Tutturmuşlar Sarıkamış Şehitleri, gidiyorlar. Tersinden yapılıyor. Bırakın anma törenlerinin tersinden yani Sarıkamış’tan başlatılmasını, birer anıt mezar bile yapmadınız. Her birimizin yanı başına Çanakkale Şehitliğinde olduğu gibi şehitlerimizin sayısı kadar toplamda kırk bine yakın anıt-mezar yapmalısınız. Anıt mezarlar yapın ki gölgelerimiz de uyusunlar. Bu mezarlar başında şanına uygun Anma törenleri yapılması için Harekâtın bitiş noktası olan Sarıkamış’tan bize doğru, Allahuekber’e doğru yürümeyin, kolordunun yanı şehitlerimizin yürüdüğü harekât güzergâhını, Oltu-Penek-Kosor ve Ersinek güzergâhını takip ederek bize ulaşın. Yukarıda değinilen bölgeye Şehitlerimizi temsilen en az kırk bin kişinin gelip, aramıza katılmaları, anma etkinliklerinde şehitlerin çektiklerini yerinde yaşamaları ve hissetmeleri gerekir.

Yaşlı olanlarımız, gövdelerimize sığınan kınalı kuzuları hatırlıyor, genç fidanlarımız ise onların kanı ve toprak olan  bedenleri ile büyüyorlar.  Lütfen bize kıymayın, bizi kesmeyin,zara vermeyin. Bizi kollayın ve koruyun ki Onlar rahat uyusunlar. Bize zara verirseniz Onlar’a zarar vermiş olursunuz. Çünkü biz Onlar’ın bir parçasıyız. Sizin yapamadıklarınız biz yapıyoruz. Her birimiz Onlar’ın birer anıt- mezarı olmaya devam ediyoruz.

BU VATAN ÖYLE KOLAY KURULMADI!

SİZCE SARIKAMIŞ “HAREKATI ŞEHİTLERİNİ ANMA TÖRELERİNİN” YAPILIŞ BİÇİMİNDE BİR TUHAFLIK YOK MU?

Sarıkamış Harekatı Şehitlerini Anma törenleri yaklaşıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yine törenler tersinden başlatılacak, tersinden yapılacak, tersinden yapılan törenlere yine devlet yetkilileri de katılacak.

Sarıkamış Harekatı ifadesinde “Sarıkamış” sözcüğünün geçmesi ve diğer bazı nedenlerle Sarıkamış Harekatı şehitlerinin tümünün Sarıkamış’ta verildiği biçiminde algılanmasına ve zihinlerde öyle yer etmesine neden olmuştur. Sarıkamış bir planın adıdır. Yani Sarıkamış Harekatı Planının adıdır. Sarıkamış başlangıç değil, bitiş noktasıdır.

Denilebilir ki ne olmuş yani harekatın geçtiği topraklar Sarıkamış’a bağlı olarak kabul edilemez (düşünülemez) mi? Bu yerler ne harekatın yapıldığı 1914 yılında, ne de şimdi Sarıkamış’a bağlı olmamıştır.Harekatın yapıldığı  1914 yılında Narman’ın bir bölümü,Oltu ve Oltu’ya bağlı Şenkaya yöresi Ardahan Sancağına,Sarıkamış ise Kars sancağına bağlıydı (Elviye-i Selase).Coğrafı olarak ta bir ilişkileri yoktur.

1914 yılının sonlarına doğru başlayan “Sarıkamış Harekatı Planının” amacı Sarıkamış’ta bulunan Rus Ordusunu arkadan vurmaktır. Plana göre Başlangıç Erzurum’dur.Erzurum’dan hareket eden 3.Orduya bağlı 9.Kolordu,10.Kolordu ve 11.Kolordu Sarıkamış’a doğru ilerler.

9.Kolordunun güzergahı şöyledir: Erzurum- Kargapazarı Dağları-Narman-Soğanlı Dağları ve Bardız üzerinden Sarıkamış’ta bulunan Rus Ordusunu arkadan vurmaktır.

10.Kolordunun güzergahı ise: Erzurum-Tortum’dan iki kola ayrılan Kolordunun bir bölümü Ardos Yaylası üzerinden,diğer bölümü ise Tortum-Narman üzerinden hareket edip Oltu’da birleşerek Oltu-Kotik-Bardız üzerinden Sarıkamış’a hareket etmektir. Oltu’ya varan 10.Kolordu Oltu’da bir Rus müfrezesine takılarak kovalar ve Penek’e kadar gelir. Oradan geri dönülmez ve planda bir değişiklik yapılarak Kosor-Ersinek üzerinden Allahuekber Dağı’nın aşılması planlanır ve öyle de yapılır. 10.Kolordunun diğer bölümü ise Kotik bölgesinden Bardız’a hareket eder.

11.Kolordu ve iki Süvari Birliği ise: Erzurum-Horasan Köprüköy üzerinden Sarıkamış’ta bulunan Rus Ordusunun önünü kesmek için hareket eder.

Konu internet sitemizde etraflıca anlatılmıştır. Resmi kaynaklara göre özet olarak verilen şehit durumu şöyledir: 10.Kolordu şehitleri; Narman’da 2.500 şehit (Ataman, 1990: 46),Oltu’da 2.000 şehit (Aksun, 2005:204), Allahuekber’de 37.000 şehit (Kars Valiliği resmi internet sitesi- (www.kars.gov.tr/), Resmi kaynaklara göre elimizde 9.Kolordu (Soğanlı ve Bardız) şehit sayısına ait resmi bir veri olmamasına rağmen bazı kaynaklara göre 30.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir .

Yukarıdaki tarihi verilere göre görülüyor ki Sarıkamış Harekatının ana merkezi Narman, Oltu, Allahuekber Dağları (Ersinek bölgesi),Soğanlı Dağları ve Bardız bölgesidir.

Buradaki mesele nerede ne kadar şehidin olduğu meselesi değil, şehitleri anma etkinliklerinin tersinden, yani Sarıkamış’tan değil Kolorduların hareket güzergâhlarından başlatılması, Sarıkamış’ta son bulmasıdır. Bütün zorluklara rağmen Sarıkamış topraklarına ulaşan ve orada şehit ve esir düşen askerlerimiz vardır . Bunlar doğal olarak elbette yerinde anılacaktır, nitekim Sarıkamış’ta anılmaktadır.

Başlangıçta Sarıkamış Harekatı ifadesinde “Sarıkamış” sözcüğünün geçmesi ve diğer bazı nedenlerle şehitlerin Sarıkamış’ta verildiği biçiminde algılanmasına ve zihinlerde öyle yer etmesine neden olmuştur demiştik. Diğer nedenler ise şöyledir:

  • Sarıkamış yerel yönetimleri anma törenlerine gereği kadar önem vermekte,bu törenlere katılan  basın yayın ve tüm vatandaşlarca  şehitlerin Sarıkamış şehitleri olduğu biçiminde algılamalarına neden olmaktadır.
  • Narman-Oltu ve Şenkaya yerel yönetimlerinin ise anma törenlerine gereken ilgiyi göstermemeleri, usulen yapılan cılız törenler olarak seslerini duyuramamaları olarak niteleyebiliriz. Erzurum ili dahilinde ve başka illerde Erzurum ve Şenkaya ile ilgili faaliyet gösteren dernek, vakıf, federasyon ve benzeri kuruluşların konu ilgili girişimlerde bulunmamasıdır. Elbette bu tür kuruluşlar hemşehrilerine hizmet ederken taziyede bulunacaklar, hemşehrilerinin iyi bir gün geçirmek için mekanlar açacaklar, kuruluşuna gelir sağlamak için de peynir, bal ve benzeri ürünler temin edecekler, ancak bana göre asıl amaçları yöresinin temel sorunlarını tespit edip, onlara köklü çözümler bulmak olmalıdır.

Gelin şimdi de basında çıkan haberlere göz atalım:

TRT Haber: Sarıkamış şehitleri 8-10 Ocak 2021 tarihlerinde anılacak

Aradan 106 yıl geçse de, şehitlerin aziz hatırası yaşatılıyor. Her yıl Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın öncülüğünde anma programları düzenleniyor.

Kars Valiliği: Sarıkamış Şehitlerinin 106. Anma etkinlikleri, şehitlerimiz için 08.01.2021 Cuma günü Sarıkamış Kazım Karabekir Camii’nde okunan mevlid-i şerif programı ile başladı.  

Sarıkamış Ayyıldız Tören Alanında 09.01.2021 Cumartesi günü düzenlenen anma törenine Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Kars Valisi ve Belediye Başkan Vekili Türker Öksüz ve eşi Meral Öksüz Hanımefendi, Ardahan Valisi Hüseyin Öner, 65. Hükümet Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Dr.Adnan Ertem, 3. Ordu Komutanı Korgeneral Şeref Öngay, 9. Kolordu Komutanı Tümgeneral Erhan Uzun, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Hüsnü Kapu, Cumhuriyet Başsavcısı Soner Aygün, İl Jandarma Komutanı Albay Hidayet Arıkan, İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, AK Parti İl Başkanı Adem Çalkın ve diğer protokol üyeleri katıldı.

Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü: Sarıkamış Şehitleri Palandöken’in Zirvesinde Anıldı…

Erzurum’da, Sarıkamış Harekatı’nın 104. yılı etkinlikleri kapsamında, aralarında dağcı ve dağ kayakçılarının da bulunduğu yüzlerce kişi, Palandöken Dağı’na zirve tırmanışı yaparak şehitleri andı.

AA-Kars’ın Sarıkamış ilçesinde, 1’inci Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunun Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak için başlattığı, çok sayıda askerin Allahuekber ve Soğanlı dağları başta olmak üzere yöredeki çatışmalar ve dondurucu soğuklar nedeniyle şehit düştüğü Sarıkamış Harekatı’nın 105’inci yılında anma etkinlikleri yapılacak.

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı Kars Valiliği, Sarıkamış Kaymakamlığı ve Sarıkamış Belediyesince gerçekleştirilecek “105. Yılında Sarıkamış Şehitlerini Anma Program”ı, 3 Ocak’ta Sarıkamış Kayak Merkezi’nde şehit ve gazi aileleri onuruna yemek verilmesiyle başlayacak.

Geçen yıl yine konuyu bütün ayrıntıları ve gerçekleri ile gündeme getirmiş,ilgili makamlara (Erzurum Valiliği,Genel Kurmay Başkanlığı,TBMM Dilekçe Karma Komisyonuna vs.) incelenmesi tarihi verilere gore anma törenlerinin tersinden değil de ordunun harekat güzergahına uygun yapılması konusunda dilekçe vermiştik. Dilekçelerimize cevap olumluveya olumsuz verilmedi.Bu da şu anlama geebilir.Sükut ikrardan gelir. Cevap verilmediğine gore haklılığımız kabul edilmiş sayılır. Eğer taleplerimizde bir uygunsuzluk görülseydi iddialarınız şu nedenlerle yerine getirilemez denilebilirdi.

Sonuç olarak diyoruz ki Sarıkamış Harekatı Şehitlerini anma törenlerinin tersinden değil, harekatın yapıldığı güzergahtan başlatılması,Sarıkamış’ta son bulması , (nasıl ki Çanakkale Şehitleri, şehitlerin verildiği Çanakkale-Gelibolu yarımadası dururken Kırklareli’nde veya Balıkesir’de anılmadığı gibi) en çok şehidin (yaklaşık kırk bin şehidin) verildiği Allahuekber şehitlerinin de yerinde (Ersinek Bölgesinde) anılsın, bu şehitlerimize de Çanakkale’de olduğu gibi şanına uygun bir şehitlik yapılsın. Yetkililerden bekliyoruz.

1.NEDEN SARIKAMIŞ HAREKATI?
Kantarın Sırtı’nda oturup karşıya ta uzaklara baktığımda;Buğulu orman okyanusu ilerisinde Şenkaya’nın göğsüne takılmış bir gerdanlık gibi duran Allauekber Dağlarına dalar giderdim.

Şenkaya’dan başlayan sarı çam orman kuşağı Karınca Düzlüğü’nde kıvrılarak Kaymak Dağı’ndan ta buralara kadar uzanır.3120 metre rakımlı dağ silsilesi sanki diğerlerine çalım satıyordu.Haklı olmalı.Çünkü bağrında, Anadolu’nun her yöresinden gelerek şehadet şerbeti içen vatan evlatlarını,Sarıkamış Hareketi 10.Kolordu yiğitlerini barındırıyordu.Kulaktan kulağa gelen bilgiler veya zamanı yaşayanların anlattığı bilgilerle de olsa Allahuekber faciası hakkında bir çok hikaye duymuştuk. Allahuekber Dağı’nın adını nereden aldığına dair de bir çok efsane de anlatılırdı.Bunlardan biri şöyle; Eskiden Penek Kalesinde yaşayan hükümdarın kızı domuz çobanına aşık olur.Bunu duyan çoban da kıza aşık olur.Hükümdar duyunca çoban ile kız birlikte dağa kaçarlar.Hükümdarın askerleri onları bulur,direnmelerine rağmen önce kızı sonra çobanı öldürürler.Çoban ölürken son olarak ağzından ‘’Allahuekber’’çıkar.Bundan sonra dağın adı Allahuekber olarak anılır.
Çocukluğumda anlatılan hikayelerin de bende bıraktığı iz ve Sarıkamış Harekatı Şehitlerine olan vefa borcumdan dolayı olmalı ki Sarıkamış Harekatını,tarihi gerçekleri araştırmaya karar verdim.

2.SARIKAMIŞ HAREKATININ NEDENLERİ
Elviye-i Selase; Kars Ardahan ve Batum sancaklarının ortak adıdır. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında 1878’de imzalanan Ayastefanos Anlaşmasına göre; Elviye-i Selâse (üç Sancak yani Kars, Ardahan ve Batum Sancakları ile Bayezit Sancağı) dört yüz milyon ruble karşılığı savaş tazminatı olarak Rusya’ya verilmişti.

Elviye-i Selase Haritası

Daha sonra yapılan 1878’de Berlin Antlaşması ile Bayezit Sancağı Osmanlı İmparatorluğu’nda kaldı.
Osmanlı Devleti Rus işgalinde bulunan Kars,Ardahan ve Batum topraklarını geri almak için Sarıkamış Harekatını başlatmıştır.

Elviye-İ Selase Haritası (Rusya Kaynaklı)

Elviye-i Selâse kırk yıl Rus yönetiminde kaldıktan sonra,1. Dünya Savaşının sonlarına doğru,Rusya’da meydana gelen Bolşevik İhtilali nedeniyle Rusların silahlarını Ermenilere bırakarak bölgeden çekilmeleri sonucunda 1918 tarihinde imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması ile tekrar Anavatan’a kavuşmuştur.

3.SARIKAMIŞ HAREKATI NERELERDE GEÇMİŞTİR?


Sarıkamış Harekatı 3. Orduya bağlı 9.Kolordu ,10.Kolordu,11.Kolordu ve iki Süvari Tümeni ile birlikte üç koldan ibarettir. 9.Kolordu Komutanı Ahmet Fevzi Paşa,10.Kolordu Komutanı Albay Hafız Hakkı Paşa,11.Kolordu Komutanı Abdul Kerim Paşa’dır.

Asıl Plan
Uygulanan Plan

9.KOLORDU

9.Kolordunun güzergazı Kargapazarı Dağları-Oltu’dan gelen 10. Kolordu birlikleri ile birleşerek Soğanlı Dağları -Bardız üzerinden Sarıkamışa yürümüştür.Enver Paşa 25 Aralık’ta IX. Kolordu’nun bir tümeni ile Bardız’dan yoluna devam ederek, Sarıkamış’a 6 kilometre yaklaştı. Bir Rus birliği yolunu kapamaktaydı. Bu esnada Rus karargahında Sarıkamış’ı boşaltmak ve geri çekilmek tartışılıyordu (Osmanlı Tarihi, IX. Cilt, İkinci Meşrutiyet ve Birinci Dünya Savaşı (1908-1918), Ord. Prof. Enver Ziya Karal, 414-424 ss.).Kolordu Kurmay Başkanı Yarbay Köprülülü Şerif İlden, şahit olduğu manzarayı şöyle anlatıyordu:
”…En nihayet dağa çıktık. Bizi çok geniş ve uçsuz bucaksız sanılan bir kar yaylası karşıladı. Pek yorulmuş ve takatsiz düşmüştük. Tam yayla üstünde keskin bir rüzgâr ve şiddetli bir tipi başladı. Bu andan itibaren göz gözü görmez oldu. Kimsenin kimseye yardım etmesi ve hatta söz söylemesi, sesini işittirmesi imkânı kalmadı. Uzun, sonsuz denecek kadar uzamış olan yol kolu dağıldı. Herkes kendi canının derdine düştü. Asker enginlerde, dere içlerinde, orman bucaklarında, nerede bir kara nokta, dumanı çıkan bir ocak gördüyse oraya saldırdı ve kolordu çözülüp eridi..
Subaylar çok uğraştılar, fakat kimseye söz işittirmek gücü kalmamıştı. Hala gözümün önündedir; yol kıyısında karların içine çömelmiş bir er, bir yığın karı kollarıyla kucaklamış, titreyerek, feryat ederek dişleriyle kemiriyor, tırnaklarıyla kazıyordu… Kaldırıp yola götürmek istedim. Er önceki hareketlerini hiç bozmadı ve beni hiç görmedi. Zavallı cinnet geçiriyordu… Böylece şu uğursuz buzullar içinde biz belki 10.000’den çok insanı bir günde karların altında bıraktık ve geçtik (”Yetkin İŞCEN “Sarıkamış-Sibirya Belgeliği”alıntı).

10.KOLORDU 

Sarıkamış Harekatı Planının bir parçası olarak 3.Orduya bağlı Hafız Hakkı Paşa komutasındaki 10.Kolordu Erzurum’dan hareket ederek Tortum’a gelir.Tortum’da iki kola ayrılan kolordunun bir bölümü Narman üzerinden Oltu’ya ,diğer bölümü Çoruh’un yukarı kollarında olan Tortum Çayı’nı takip ederek Ardos Yaylası’ndan yine Çoruh’un diğer bir kolu olan Oltu Çayın’ı takip ederek Oltu’ya varır.Narman üzerinden hareket eden birlikler Rus işgalinde bulunan Narman Yaylası ile Todan Köyü mevkisinde şiddetli çatışmalar olur. Todan Köyü’nde Öğretmen iken (81970)yaşlılar anlatırdı: Todan’la Narman (İd) arası 8-10 km’lik hafif meyilli bir arazidir. Aşağıdan Narman tarafından onların ifadesi ile yayana dizili gelen Rus askerleri yukarıda Todan mevkisinde bulunan 10.Kolordu birlikleri tarafından tırpan gibi biçiliyordu.Öndeki sıra imha olunca arkasından bir sıra daha geliyordu.Onlarda biçiliyordu.O kadar çoklardı ki orman gibi arkaları bir türlü gelmiyordu. Bu böyle saatlerce sürer. Yedek Subay Halil Bey (Ataman) anılarında: “ (…) Öncelikle Narman perişan bir köy yıkıntısıydı. Nasıl anlatacağım bilemiyorum, anlatacaklarım insanın yüreğini parçalayan, inanılması güç şeyler. Ben ilk gördüğüm anda öyle sarsılmışım ki neredeyse ayakta duramayıp, yere düşecektim. Kasabanın girişinde kocaman ve insan cesetlerinden oluşan bir loda (küme,yığın), 80 belki 100 metre uzunluğunda bir ölüler tepesi görülüyor. Bu ceset lodası 2500 veya daha fazla babayiğit askerlerin cesetlerinin üst üste atılmasından meydana gelen, upuzun bir tepe. Yine aynı yerde 100’den fazla asker ellerinde kazma ve küreklerle elli metre uzunluğunda ve 15-20 metre genişliğinde derince ve daha önceden hazırlanmış çukurun başında bekleşiyorlar. Bu üst üste yığılı cesetleri, bu çukura doldurup üstünü toprakla kapatacaklarmış. Sordum niçin beklediklerini Alay imamı cenaze namazı kıldırmak için gelecek, onu bekliyoruz’ dediler.”(Ataman, 1990: 46).
Nihayet büyük kayıplara rağmen 10.Kolordu Rus Birliklerini imha ederek Oltu’ya varırlar.23 Aralık 1914’ te Narman üzerinden Oltu’nun güneydoğusuna yapılan ileri harekatta havanın sisli ve dumanlı olması nedeniyle 31. ve 32. Fırkalar yanlışlıkla birbirlerine ateş açmışlar ve 2000 askerin şehit olmasına neden olmuşlardı ((Aksun, 2005:204). Amaçları Allahuekber Dağı’nı aşarak Sarıkamış’ta bulunan Rus Ordusunu arkadan vurmak olan 10.Kolordu Oltu’da yine iki kola ayrılır. Bir kolu Oltu-Kotik üzerinden Bardız’a hareket eder, diğer bir kolu ise bir Rus Birliğini kovalayarak Oltu Çayı’nı izleyerek Tuzla’dan yine Çoruh’un yukarı kollarından olan Penek Çayı’nı takip ederek Penek Köprüsü’ne varırlar. Burada şiddetli çatışmalar olur.Çok kaybımız olur. Penek Kalesine varıp, kaleyi Ruslardan alırlar.Ortaokul yıllarımda söz konusu köprü duruyordu.Devasa demir bir köprüydü.Yenisi yalpılınca bu köprünün demirleri söküldü.Bir müddet sonra da yok oldu.Bu güzergah kışın diğer yerlere göre ılıman geçer .Bu sebeple bu yola kaloriferli yol da denilmektedir.
*24 Aralık 1914 böyle bir olay görülmemiştir. 91 alay Penek-Kosor boğazı arasındaki 8 Km.lik yoldadır.Neredeyse nefes almayı imkansız kılan bu yoğun kar ve tipi altında kendi yürüyecek, öte yandan 30 ve 31. tümenlere ait dağ toplarını itekleyerek, sürükleyerek götürecektir.8 Km.lik yol tam 21 saat sürecektir.Saatte ancak 384 metre yol alınabilmiştir. Olayın dehşeti, korkunçluğu ve talihin ters dönmesi budur.91. alayın Penek-Kosor boğazı yürüyüşü hiç bir hesaba, hiç bir askeri kurala ve akla uymayan bir olaydır.
*Kaynak: Cavit Marancı, Sarıkamış Harekâtı ve 91. Alay.

Sarıkamış Harekâtına facia sıfatını kazandıran asıl gelişme 10.Kolordu bölgesinde olmuştur. Harekât planına göre Oltu’dan Bardız’a ulaşması ve burada 9.Kolordu ile birleşerek Sarıkamış’a ilerlemesi gereken 10.Kolordu, Komutanı Hafız Hakkı Bey’in plan dışına çıkması ve gereksiz yere Rusların Oltu müfrezesini Kosor Boğazı içlerine doğru takip etmesiyle bir çıkamza girer. Bu takip, kolordunun artık Bardız’a yönelmesine imkan vermeyecek şekilde kolorduyu Ardahan istikametine kanalize etmiş ve Bardız’da 9.Kolordu ile birleşemeyecek duruma gelmiştir. Ancak her halükarda 10.Kolordunun Sarıkamış’a ulaşma sorumluluğu bulunduğundan, cebrî yürüyüşe hiç de uygun olmayacak şekilde Kosor’dan Beyköy’e Allahuekber Dağlarını aşmak durumunda kalmıştır.
Birlikler 1250 metreden 3100 metre rakıma kadar tırmanıp tekrar 2000 metreye inmek zorunda kalmışlardır. (Dr. Bülend Özen).

”Şu karşı yamaçlardan gece sel gibi düşman üstüne akıp giden,sonra  sonra bir teki bile geri dönmeyen askerlerimiz”  (S.Harekatı ve 91.Alay-C.Marancı).

O günlerde 91.Alayda askeri  tabip olarak görev yapan Kilisli Dr.M.Derviş Kutman’ın günlüğünden:

26 Aralık 1914/Allahüekber  Dağı’nda-Bu gece efrattan hiçbiri viziteye gelmedi. Anlaşılan herkes yorgunluktan, uykusuzluktan hastalığını unutmuş, bir tarafa kıvrılıp yatmıştı. Hatta bizim Tabur K. Vekili de ishalden rahatsız olduğundan, bir çay içerek bir tarafa uzandı. Biraz sonra Yaver Namık geldi. Hafız Hakkı Bey‘in; Karargahiyle ve köyden aldığı bir kılavuzla Allahüekber’e doğru hareket ettiğini, Tümenimizin de onu takip edeceğini söyledi. Hemen yattık uyuduk. Ne kadar uyuduğumuzu bilmiyorum. Alay’a da hareket emri verildiğini, Allahüekber’e çıkacağımızı söylediler. Kalktık hazırlandık. Vakit gece yarısını geçmişti. Bizim Yüzbaşı rahatsız olduğu için Namık’la beraber Alay’ı hareketinden sonra geriden takip edecektik. Köyden çıkıp dağ yolunu tuttuk. Biraz yükseklere çıktıktan sonra yakıcı bir rüzgâr esmeğe başladı. Biraz daha ilerledikten sonra fırtına arttı. Etraftaki ince karları üzerimize serpmeğe başladı. Bu bir tipi idi. Soğukta o kadar şiddetli idi ki, başımız iyice sarılı olduğu halde yine ağzımızın, burnumuzun etrafında buz parçaları sallanıyordu, bizi iliklerimize kadar üşütüyordu. Bereket versin, her tarafımız tiftiklerle sarılmış, yamçılar da hem bizi, hem atlarımızı kavrayarak muhafaza altına atmıştı.  Bu suretle önde Yaver Namık, sonra Tabur K. Vekili Yüzbaşı Sabri, en geride de ben bulunuyordum. Atlarımız güçlükle ilerliyor, kar esintileri havada bir sis yapıyor, birbirimizi göremiyorduk. Ayağımda tiftik çorap, üzerinde kalçın, onun üstünde de Rus lastiği olduğu halde, parmaklarım yine üşüyor, mütemadiyen atı mahmuzlayarak hareket ettirmek zorunda kalıyordum. Burada herkes kendi canını kurtarmak kaydına düşmüş, başkasından yardım beklemenin beyhude olduğunu anlamıştı. Bununla beraber gözümü önümde giden Yüzbaşı’nın sırtından ayırmıyor, yol arkadaşlarımı kaybetmemek için büyük gayret sarf ediyordum (S.Harekatı ve 91.Alay-C.Marancı-112-113).

”Şu karşı yamaçlardan gece sel gibi düşman üstüne akıp giden,sonra  sonra bir teki bile geri dönmeyen askerlerimiz”  (S.Harekatı ve 91.Alay-C.Marancı).

O günlerde 91.Alayda askeri  tabip olarak görev yapan Kilisli Dr.M.Derviş Kutman’ın günlüğünden:

27 Aralık 1914-

Şafak söktü. Sabahın ayazı her tarafı yakıyor. En son gücümüzü sarfederek gidiyoruz. Bu sırada yolumuz kuytu bir yere düştü. Rüzgâr nispeten azalmış, etrafın sisi zail olmuştu. Yolumuzun üstünde portatif küreklere, mataralara, kırılmış cephane sandıklarına rastladık. Bunlar, kısmen karla örtülmüştü. Bunlar iyi alamet değildi. Alay’ın geçtiği yol üzerinde idik. Biraz daha ilerledik; Bazı askerlerin kucaklarında silahları olduğu halde kıvrılarak yattıklarını,karın kefen gibi üzerlerini örttüğünü,yalnız; ayakkabı, kaput, kabalak gibi bazı eşyalarının dışarıda kaldığını gördük.Bunların önünden azap duyarak geçtik.Biraz daha yürüdük.Yine bir yerde saman kırıntılarına,at torbalarına,kağıtları dağılmış evrak sandıklarına,ölmüş hayvanlara rastladık.Halimiz feciydi!Bembeyaz dağ silsileleri uzayıp gidiyor, canlı bir mahluk göremiyorduk.Ben iyice yorulmuştum.At üstünde duracak halim kalmamıştı.Bir yere kıvrılıp yatmak,biraz uyumak ihtiyacım şiddetle duyuyordum.Fakat bir  daha uyanmamak korkusu beni ürkütüyor, gözümü dört açıyordum.Bununla beraber duygularımız körleşmiş, düşünme sahamız daralmış,hayatla olan alakamız kesilmiş gibiydi.Ne açlık,ne susuzluk,ne korku.ne telaş hiçbir şey duymuyorduk.üç arkadaş olduğumuz halde aramızda fersahlarca mesafe varmış gibi birbirimize yabancı duruyor,dertleşip yardımlaşamıyorduk.Velhasıl ölümle aramızdaki mesafe,zaman o kadar kısalmıştı ki,ufak bir bahane bizi birbirimize kavuşturacak ummana düşmüş katre gibi eriyip gidecektik.

                Hava açıldı. Rüzgâr dindi. Bu sefer de güneşin ziyası, karların beyazlığı gözümüzü, canımızı yakıyor, bir yere bakamıyorduk. Şimdi tamamıyla atların yürüyüşüne uymuş, hayvanların sırtında bir yük gibi meçhul yöne kımıldamadan gidiyorduk. Nihayet  güç bela boyun noktasına çıkabildik. Bundan sonra yürümek daha kolaydı. Aşağıya doğru iniyorduk. Gün batarken yorgun, aç, susuz bir halde Başköy’e yaklaştık. Alaydan geri kalan efrat ile birlikte köye girdik.

                Başköy, Allahüekber Dağı’nın Kars tarafındaki böğrüne yaslanmış, büyük bir köydür. Bu kar deryasının içinde kara parçalarının görünmesi, hele bacalarının tütmesi; gözümüze, gönlümüze bir ferahlık ve rahatlık verdi, sanki Cennet’e kavuşmuştuk. Üçüncü Bölük K. Yüzbaşı Abdülkerim’in hazırlamış olduğu odaya geldik. Bir çay içtikten sonra ölü gibi uyuduk.

                Bu mevsimde Allahüekber Dağı’nı aşmakla Rus Ordusu’nu yenmiş, Kafkasya’yı fethetmiş sayılırdık. Amma, ne çare! Meydanda ne Rus Ordusu, ne de Kafkasya vardı! Yalnız; Kaf Dağı’nın devlerine yenilerek mahv u perişan olmuş Onuncu Kolordu’nun arttığı kalmıştı! İşte baş-köy’deki halimiz bu merkezde idi.(S.Harekatı ve 91.Alay-C.Marancı-112-113).

Kimliği tespit edilemeyen ve kitaplara “şahit” ya da “meçhul asker” diye geçen en yaygın hatıra:

                Konaklama yerlerinde karanlıkta hareket ettik! … Birlikler sessizce kol başlarını birer, ikişer izliyorlardı! … Kol başlarında köylü kılavuzlar vardı! … Haritaya göre üç saat sonra bizler doruk çizgisindeki boyun noktasını geçeceğimizi sanıyorduk! … İki kat mesafe yürüdük! … Yine de yokuş çıkmaktan kurtulamadık! … Dağa çıktıkça çevrenin görüntüsü hem güzel, hem de vahşi bir şekil alıyordu! … Her taraf sonsuz karlardan ve yalçın derelerden oluşmuş gibi görünüyordu! .. Bizler kar ve buz kayaları ile örtülü olan bütün bu tepelere, derelere ve birçok alçak dağları ayağımızın altında görüyorduk! … Topçuların bu dik ve derin karlı dağ yolundan nasıl çıkacaklarına aklım ermiyordu! … Bin zahmet ve güçlükle, fakat disiplin ve düzenden ayrılmayarak çıkıyorduk! … En sonunda çıktık! … Fakat bizi, arka tarafı iniş bir boyun noktası değil, çok geniş ve uçsuz bucaksız görülen kardan bir yayla karşıladı! …

Askerler enginlerde, dere içlerinde, ormanın bucaklarında, nerede bir kara nokta, nerede dumanı çıkan bir ocak gördüyse oraya saldırırdı ve böylece koskoca alay çözülüp eridi! … Subaylar çok uğraştı! … Fakat kimseye söz duyurma gücü kalmamıştı! … Hala gözümün önündedir! … Yol kenarında karların içine çömelmiş bir asker, bir yığın karı kolları ile kucaklamış, titreyerek, çığlık atarak dişleri ile kemiriyor, tırnakları ile kazıyordu! … Kaldırıp yola doğru götürmek istedim! … Asker önceki hareketini, çığlığını, dişleri ile tırnakları ile çabalamasını hiç bozmadı ve beni görmedi bile! …

                Zavallı çıldırmıştı! … Böylece şu uğursuz buzullar içinde belki on binden fazla insanı bir günde karların altında bıraktık ve geçtik.(S.Harekatı ve 91.Alay-C.Marancı-112-113).

Erzurum-Tortum-Yukarı Sivri Köyünden Süvari Onbaşı Murat Deniz:

“ .. Bir tipiye yakalandık ki anlatmamın imkânı yok. Atımın yuları elimde. Onun nefesine sokularak; göz kapalı, kulak duymaz, nefes desen alınmaz verilmez, adım atmaya çalışıyoruz ama ne mümkün… Böyle böyle otuza yakın süvari askeri, atlarımızı dışa siper yapıp birbirimize sokularak bir araya geldik. O kadar yorgunuz ki sonrasını hiç hatırlamıyorum. Uyumak mı dersin, baygınlık mı dersin… Ben öldüm de dirildim diyorum. Aradan ne kadar zaman geçmiş hiç bilmiyorum… Uyandım ama her taraf kapkaranlık. Mezardayım zannettim. Üstümde bir ağırlık var. Sanki enkaz altında kalmışım. Var gücümü harcayarak üstümdekileri oraya buraya rastgele iterek kafamı çıkardım. Gözlerimi uzun süre açmadım; sonra ne göreyim, her taraf bembeyaz ve bir sürü donmuş insan ve hayvan cesedi: Kiminin yarıdan fazlası kar altında yalnızca bir kolu veya bacağı dışarıda. Kimi çömelmiş.. kimi diz üstü çökmüş.. kim sırtüstü sere serpe.. Ben bu şekilde çıkmaya çalışırken üzerimde ki cesetler sanki mağaç kütükleri gibi yamaçlardan aşağı yuvarlandılar. Doğrulup ayağa kalktım. Otuz kişiden bu şekilde cesetlerin altında kalan 5-6 kişi sağ kalmışız. Hepsi de benim gibi.. ne yapacağını bilmez bir halde.. Ordu nerde, biz nerde, nereye gidilecek, nasıl edilecek, şaşkınız”.S.Harekatı ve 91.Alay-C.Marancı-117).

Allahuekber Dağı, rakımından da anlaşılacağı gibi yüksektir.Çok kar yağar.Zirvesine doğru tipi ve boranlar olur.Isı sıfırın altında -30 derecelere kadar düşer.Ordu Kosor’a geldiğinde yöreyi bilenler komutana önerilerde bulunarak, bu mevsimde dağın aşılmasının imkansız olduğunu söylerler.Yalvarırlar.Başka yollar önerirler.Bütün bunlara rağmen planlandığı gibi dağa tırmanılır.Askerler çölden gelmiştir.Üstelik üstlerinde yazlık üniformalar vardı. Tırmanış 19 saat sürer. Kolordu, Allahuekber Dağı’nda çok büyük bir zayiat verdi.Fırtına çadırlarını yıktı. Dağı aşarak, güney yamaçlarındaki Beyköy ve Başköy’e ulaşabilenlerin sayısı 3200 kişiden ibaretti. İçlerinden birçoğunun ayakları donduğundan %20’si iş göremez haldeydi. Geriye kalanlar soğuğa ve tipiye dayanamayıp genellikle donarak şehit olmuşlardı. Buna rağmen bu birlikler, 27 Aralık’ta Selim yakınlarına ulaşarak Sarıkamış-Kars demir yolunu tahrip ettiler. Hareket sonunda aşırı soğuk ve açlık yüzünden, hedef ele geçirilemeden, 5 Ocak 1915’de sona erdi.Yıllarca yörede, facianın yaşandığı yaylalarda, sırf şehitlere saygı duydukları ve ruhlarını incitmemeleri için insanlar yayla evlerine giremediler.Halen acıları ve üzüntüleri yüreklerdedir. Ersinek üzerinden Allahuekber Dağını aşmak için başlatılan Sarıkamış Harekatında 10.Kolorduya bağlı 92.ve 93.Alaylar Ersinek üzerinden Allahuekber Dağını aşarken ,bu harekata destek olmak amacıyla Penek’te 31. Tümen’den ayrılan ‘’Kuzey Harekatı Destek Birliği’’, Rusları takip ederek Göle’ye gittikten sonra Susuz’a doğru yürüyüp Rusların yolunu kesmekle görevlendirilmişti.

Kars Valiliği internet sitesinde sadece Allahuekber Dağına tırmanışta 37.000 şehit (www.kars.gov.tr/sehirkartlarisarikamissehitleri sitesi) verildiği belirtilmektedir.Nereden bakılırsa bakılsın 10.Kolordunun Allahuekber Dağına tırmanırken 40 bine yakın şehit verdiği anlaşılmaktadır.
Sarıkamış Harekatı ile ilgili olarak Adil Akkurt diyorki;
Ormanlı köyü Ersinekte Asker 2 gün konaklar ,evlerde,ahırlarda (komlarda),samanlıklarda (mereklerde ) askerlerin altlarına ot ,saman eski hasırlar serilerek büyük baş hayvan kesilerek konaklamıştır.
Köylülerin ısrarlı olmalarına rağmen asker 3.gün köylülerin yardımı ile Datmeri Ormanı’nın üstüne kadar yardım ve kolculuk ederek giderler.Köylüleri oradan geri köylerine gönderirler,kısa bir süre sonra kâr tipi başlar askerler yaylalara,kayalara sığınmaya başlarlar (Kaynak Kurmay Albay Muhittin Müderrisoğlu kitabı Sarıkamış ve Bozgun adlı kitap).
Ersinek (Ormanl Köyü’nden Gülteki aslı vatandaş diyor ki;
Ben Ormanlı Köyü’ndenim. Büyüklerimiz anlatırdı;Askerler bizim köyden giderken köylüler misafir etmişler,karınlarını doyurmuşlar,ısrar etmişler bugün akşam oldu,komutana söylemişler gitmeyin,sabah erkenden gidersiniz şuanda hayatta olan Halis Akay’dan dinleyebilirsiniz.
11.Kolordu: 11.Kolordu ve iki Süvari Tümeni Erzurum’dan (Horasan’dan) Sarıkamış’a yürümüştür.
Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığına göre hareket sonunda; Osmanlı kayıpları 60.000 ve Rus kayıpları ise 30.000’dir. Savaşın en hazin kısmı ise Osmanlı kayıplarının bir çoğunun Ruslar ile yapılan çarpışmalarda değil de ağır soğuk hava koşulları yüzünden olmasıdır. Ruslar; Türklerden 200 subay, 7000 eri esir, 20 makineli tüfekle 30 topu ganimet olarak almışlardır. 5000 kişi civarında esir alınmıştır. Bunlar tahmine göre Kırım’da, domuz çiftliklerinde çalıştırılarak ve aç bırakılarak ölmüşlerdir.
Sarıkamış Harekatı yapıldığı yerler , harekatın yapıldığı 1914 tarihinde 1878’de imzalanan Ayastefanos Anlaşmasına göre Rus yönetiminde bulunan Ardahan ve Kars Sancakları topraklarında bulunmaktaydı.Şenkaya’nın,o zamanki adıyla Örtülü Köyü’nün ,Allahuekber Dağı’nın bulunduğu bölge Kosor Nahiyesine,Kosor Nahiyesi Oltu’ya,Oltu’da Ardahan Sancağına dolayısıyla Elviye-i Selâse’ye bağlıydı. Elviye-i Selâse,I.Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru, 1918 tarihinde imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması ile tekrar Anavatana kavuşarak harekatın geçtiği topraklar Erzurum iline bağlanmıştır.

4.SARIKAMIŞ HAREKATI ŞEHİTLERİNİ ANMA TÖRENLERİ HAKKINDA

Sarıkamış Harekatının bütün parçaları,yani üç Kolordunun,9.Kolordunun Erzurum’un ilçesi Narman civarından,10 Kolordunun Oltu güzergahından,11.Kolordunun Horasan güzergahından Sarıkamış’a yürümesine rağmen halihazırda yapılan anma törenleri tersinden yani bitiş noktasından Sarıkamış’tan başlatılıyor. Sarıkamış başlangıç değil sonuçtur.Törenlerin bitiş noktasından değilde başlangıç noktasından başlatılmasının ve yapılmasının uygun olacağı düşüncesindeyiz.Hele 40 bine yakın şehidin verildiği 10.Kolordunun bulunduğu bölge ya ihmal edilmekte, ya da unutulmaktadır.Binlece şehidin yattığı bu bölgede şehitlerimizin şanına uygun anıt mezarların bulunmaması da ayrı bir üzüntü kaynağıdır.
24 Aralık yaklaşıyor.Her yıl olduğu gibi bu yılda “Sarıkamış Harekatı Şehitlerini Anma Törenleri” tersinden yapılacak ve on binlerce şehidin verildiği bölge unutulacak.Sarıkamış Harekatı Şehitlerini Anma Törenleri yine sanki Sarıkamış şehitleri gibi algılanacak.Harekat Planının adı Sarıkamış Harekatıdır.Şehitler Sarıkamış’a giderken verilmiştir.Bahsettiğimiz gibi Sarıkamış başlangıç değil sonuçtur.Umarız yetkililer bu yanlışlığın tez zamanda farkına varırlar.

Gerek Erzurum ve gerekse Erzurum dışında, başka illerde Erzurum ile ilgili faaliyet gösteren vakıf, dernek ve benzeri kuruluşların saygıdeğer yönetici ve üyeleri;

Konu ile ilgili olarak TBMM Dilekçe Karma Komisyonuna, CİMER’e, Genel Kurmay Başkanlığına, Erzurum Valiliğine, Kars Valiliğine tarafımdan birer dilekçe ile başvurulmuştur. 1. Yöneticilerin ve üyelerin de konu ile ilgili dilekçe vermeleri kamuoyu oluşturma açısından önemli olduğunu düşünüyorum. 2.Konu TBMM Dilekçe Karma Komisyonunda görüşülecek. Erzurum’un iktidar ve muhalefet milletvekillerinin devreye sokulması. 3.Diğer kurumlara gönderilen dilekçeler için tanıdıkların ve ileri gelenlerin devreye sokulması. 4.Haklı davamıza sahip çıkalım. Biz sahip çıkmadığımız için başkaları sahip çıkmış. Dernek, vakıf ve benzeri kuruluşların görevi sadece taziye vermek veya herhangi bir partinin oy makinesi olarak düşünülmemelidir. Bu tür haklı konulara el atıp çözüm bulmalıdır diye düşünüyorum. Konu ile ilgili olarak desteklerini esirgemeyen başta Bursa Şenkayalılar Derneği Başkanı Himmet Demirci olarak yapılacak her türlü faaliyetlerinizin destekçisi olacağımdan emin olun” ifadesi ile Sayın Himmet Demirci’ye, Bireysel olarak; Sönmez Birol, Cemile Karabulut, Kemal Apaydın, Sacettin İlgün, Nevzat Taşkın, Yavuz Karabulut, Tüzin Atlı Özay Zahidenine, Coşkun Köycü, Erdoğan Bayraktar,Mennan Yılmaz,Ercan Güngör,Mehmet Erdoğdu,Muhemmet Kaya nezdinde ismini sayamadığımız tüm hemşerilerimize bir kez daha teşekkür ederiz.

SENİN DE ÇORBADA TUZUN OLSUN

DİLEKÇE ÖRNEĞİ

(TBMM DİLEKÇE KARMA KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA)

(GENELKURMAY BAŞKANLIĞINA)

(CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM MERKEZİNE  (CİMER)

(ERZURUM VALİLİĞİNE)

Bilindiği üzere;”Sarıkamış Harekâtı Planının” bir parçası olarak 10.Kolorduya bağlı birliklerin görevi Allahuekber Dağı’nı aşarak Sarıkamış’ta bulunan Rus kuvvetlerini arkadan vurmaktı. Plan gereğince 10.Kolordu Birlikleri Tortum, Oltu, Penek, Kosor ve Ersinek güzergâhını izleyerek Ersinek Köyü civarından Allahuekber Dağı’na tırmanırlar. Tırmanış 19 saat sürer. Çetin kış şartları, şiddetli kar ve çıkan fırtına çadırları yıkar. Bu durum karşısında binlerce askerimiz Alluekber Dağı’nı aşmadan kuzey yamacındaki bu topraklarda şehit düştü. Binlerce şehidimiz, o tarihlerde Oltu’ya bağlı ve şimdilerde ise Şenkaya İlçesi sınırları içindeki, Allahuekber Dağı’nın kuzey yamacında yatmaktadırlar. Buna rağmen bu birlikler, 27 Aralık’ta Selim yakınlarına ulaşarak Sarıkamış-Kars demir yolunu tahrip ettiler.

Diğer taraftan 10. Kolorduya bağlı birlikler Ersinek Köyü civarından 3120 rakımlı Allahuekber Dağını aşarken, bu harekâta destek olmak amacıyla Penek’te 31. Tümen’den ayrılan ‘’Kuzey Harekâtı Destek Birliği’’, Rusları takip ederek Göle’ye gittikten sonra  Susuz’a doğru yürüyüp Rusların yolunu kesmekle görevlendirilmişti. Penek’te 31.Tümenden ayrılan ‘’Kuzey Harekâtı Destek Birliği’’ Yoğurtçular, Barik (Özyurt) , İznos (Gülveren) üzerinden Allahuekber Dağının Kuzey yamaçlarının bittiği Karınca Düzlüğü’ne varırlar. Kuzey Harekâtı Destek Birliği Stange Bey komutasındaki 8.Alay ile bir temas kuramadı ve daha sonra Rus (Kalitin’in) kuvvetleri tarafından geriye doğru sürüldü ve aynı yoldan  Oltu’ya geri döndü. Bu harekât sırasında da şehitlerimiz olur.

1.“Sarıkamış Harekatı Şehitlerini Anma Törenlerinin” Sarıkamış’tan başlatılması yerine 10. Kolordunun izlediği (Oltu,Penek, Kosor ve Ersinek )  güzergahını izleyerek, binlerce şehidimizi koynunda barındıran, Allahuekber Dağı’nın kuzey yamacında bölgede yapılmasının tarihi verilere uygun olacağı,

2.Binlerce askerimizin şehit düştüğü söz konusu bölgeye uygun bir şehitliğin yapılması için gereğini,

Arz ederim                                                                                                              

  İmza

06.10.2020

                                                                     Selahattin ALTAŞ  

CİMER’e İnternet Üzerinden:

 www.turkiye.gov.tr/cimer-basvuru-sorgulama

Erzurum Valiliğine İnternet Üzerinden:

 www.erzurum.gov.tr/yikob/iletisim 

E-Posta erzurum.yikob@icisleri.gov.tr

TBMM Dilekçe Karma Komisyonuna İnternet Üzerinden: E-Posta Adresi:  kumbuzoglu@tbmm.gov.tr

Genel Kurmay Başkanlığına İnternet Üzerinden:

www.tsk.tr/ElektronikForm/genelkurmay-baskanligina-yazin  

Rus Kafkas Ordusu Kurmay Başkan Vekili Dük Aleksandroviç Pietroviç Sarıkamış’ta gördüklerine anılarında şöyle yer vermiş:

“İlk sırada diz çökmüş 9 kahraman. Mavzerleriyle nişan almışlar, tetiğe asılmak üzereler ama asılamamışlar… İkinci sırada cephane taşıyanlar var, sandıkları bir avuçlamışlar ki, kainattan hırslarını almak istiyor gibiler. Öylesine kaskatı kesilmişler… Ve sağ başta Binbaşı Nihat. Dimdik ayakta, başı açık, saçları beyaza boyanmış, gözleri karşıda…Allahuekber dağlarındaki son Türk müfrezesini teslim alamadım. Bizden çok evvel, Allah’larına teslim olmuşlardı.”

3 thoughts on “Sarıkamış Harekatı

  • 5 Ocak 2020 tarihinde, saat 18:56
    Permalink

    Ormanlı köyü Ersinekte Asker 2 gün konaklar evlerde ahırlarda komlarda mereklerde Askerlerin altlarına ot saman eski hasırlar serilerek büyük baş hayvan kesilerek konaklamıştır Köylülerin ısrarlı olmalarına rağmen Asker 3.gün Köylülerin yardımı ile datmeri ormanının üstüne kadar yardım ve kolculuk ederek giderler Köylüleri oradan geri köylerine gönderirler kısa bir süre sonra kâr tipi başlar askerler yaylalara kayalara sığınmaya başlarlar Kaynak Kurmay Albay Muhittin Müderrisoğlu kitabı Sarıkamış ve Bozgun adlı kitap

    Yanıtla
  • 9 Ocak 2021 tarihinde, saat 23:33
    Permalink

    Allah şehitlerimize rahmet eylesin mekanları cennet olsun
    Dedelerimizin anlattığına göre yokluk devri,ninelerimizin ensesinde ki saçlardan kesilerek ip yapılmış.o iplerle askerlerimizin çorapları dikilmiş.askerlerimize arpa ekmeği ve patates ile karınlarını doyurulup dualarla gönderilmişler.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.