Son Haberler

GÜLVEREN HALKI DOĞAL ZENGİNLİK KAYNAĞI OLAN “SUYUNUN” YAĞMALANMASINA ASLA İZİN VERMEZ.

Sosyal Medyada çıkan haberler üzerine Gülveren Köyü Muhtarı Yücel Aktürk’ü arayarak konu hakkında bilgi edindim.

Konu şöyle:

Gülveren Yaylası sınırları içerisinde bulunan Kılıçboğazı mevkisinden doğan ve Gülveren’e ait olan kaynak suyunun Gülveren Köyü halkının rızası olmadan  Özyurt (Barik) Köyü Yaylası Dolunay (Kürsüne)   hayvanlarına içme suyu olarak alınmak istendiğidir.

Gülveren Köyü halkı bu suyun yağmalanmasına asla izin vermez.Köy halkı doğal hayatı korumada bilinçlidir.Söz konusu kaynak suyu ve bölgenin  eko sistemi hakkında bilgi vermek istiyorum.

Çoruh ve Kur’a ırmakları,iki ırmağın çıkış noktası Eşek Meydanı mevkisidir. Bunlardan birisi Eşek Meydanı Mevkisini doğusunda “Sarı Çayır’dan doğan ,Eşrefin Boğazı Sosan Çayır’ı ve Kılıçboğazı’daki gözelerle beslenen akarsu ki bu su Kur’a Çayı’nın doğuş noktasıdır. Kılıçboğazı,Tetirkos,Çölpenek ve Gorevenk düzlüğünde doğuya doğru akarak Kur’a Çayı’nı oluşturur.

Diğeri ise Eşek Meydanı’nın batısındaki Yusuf’un Kurunu Çayırı’ndan doğan ve Gülveren vadisindeki derelerle beslenerek  Çoruh’un bir kolu olan ve Penek Çayı’na karışandır.

Söz konusu Yukarı Kur’a vadisi bir yaylalar bölgesi olarak ta nitelendirilebilir. Kaynakların beslediği dere yataklarında çok özel bir balık türü yaşamaktadır. Kırmızı benekli alabalık.Çocukluğumuza söz konusu yere gider elimizle balık tutardık.Su  Dolunay’a peşkeş çekildiği zaman dere yatağı kuruyacak ve nesli tükenme tehlikesi olan bu özel balık türü yok olacaktır.Ayrıca bölgede yaşayan yaban hayvanların içme suyu kuruyacağından çevrenin eko sistemi bozulacaktır.

Gülveren Köyü muhtarı Yücel Aktürk söz konusu bölgenin Milli Parklar kapsamına alınması için gerekli girişimlerde bulunduğunu ifade etti.Çeşitli nedenlerle Gülveren’den uzakta bulunanlar olarak bu öneriyi destekliyoruz.

*Adını üzerindeki benek ve şekillerden alan; dağalası, dağ  alabalığı olarak da bilinen kırmızı benekli alabalık nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Anadolu’ya özgü endemik bir tür olan kırmızı benekli alabalıklar, içme suyu kalitesindeki soğuk sularda yaşıyor. Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu, Marmara Bölgesi ve Abant Gölü gibi ülkemizin farklı bölgelerinde 6 türü bulunuyor.       

              Kırmızı benekli alabalığın vücudu  mekik şeklindedir ve yanlardan hafif basıktır. Yan tarafında ve sırt bölgesinde kırmızı benekler vardır. Üzeri küçük pullarla kaplıdır. Rengi, bazı bölgelerde açık kahverengi, yan çizgisine doğru  daha açık tondadır. Karın bölgesi sarımtırak beyazdır. Operkulum üzerindeki büyük  siyah benek ayırıcıdır. Kahverengi ve turuncu renkte olan yüzgeçlerinin üzerinde de kırmızı benekler bulunmaktadır.40 cm uzunluğa ve 3 kg ağırlığa ulaşabildiği bilinmektedir.

Salmonidae familyasına ait bir tür olan kırmızı benekli alabalığın bilimsel sınıflamadaki adı Salmo spp.’ dır. Bu balıklar, suyun kaynak kısımlarında yaşar, orada beslenir, orada yumurtlarlar. Yaşadıkları su denizle bağlantılıysa, denizde olgunlaşır, yumurtlamak için tekrar doğdukları sulara geri dönerler.
Kırmızı benekli alabalıklar hakkındaki bilgi (T.C. TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI
VAN İL TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ
’ünden alıntıdır.)

Köyümüzün büyüklerinden amca oğlu Şeref ALTAŞ ‘ın eşi derneğimiz üyelerinden Arslan ALTAŞ, ve Yunus ALTAŞ’ın annesi, Taşkın ALTUNER’in kayın validesi, Bergüzar ALTAŞ hakkın rahmetine kavuşmuştur. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Cenazesi 24.07.20 Cuma namazına müteakip Kurşunlu Camii’nde kılınacak ,Elvanköy Mezarlığı’na defnedilecektir.
İrtibat tel:
0 (531) 495 12 08 Yakup ALTAŞ
0 (546) 785 94 03 Yunus ALTAŞ

Şenkaya’da teröristler işte böyle yakalandı

#ŞENKAYA İLÇEMİZ KIRSALINDA, HAİN TERÖR ÖRGÜTÜNE YÖNELİK YAPILAN OPERASYON KAPSAMINDA, GRİ LİSTEDE ARANAN HAİN TERÖRİSTLERİ ETKİSİZ HALE GETİREN JANDARMA ÖZEL HAREKAT (JÖH) VE POLİS ÖZEL HAREKAT (PÖH) EKİPLERİMİZ ŞENKAYA HALKIMIZ TARAFINDAN, OPERASYON DÖNÜŞÜNDE, ŞENKAYA İLÇEMİZİN AKŞAR (KOSOR) MAHALLESİNDE COŞKUYLA KARŞILANDILAR. 🇹🇷

Posted by Fırat Şimşek on Sunday, July 12, 2020

#ŞENKAYA İLÇEMİZ KIRSALINDA, HAİN TERÖR ÖRGÜTÜNE YÖNELİK YAPILAN OPERASYON KAPSAMINDA, GRİ LİSTEDE ARANAN HAİN TERÖRİSTLERİ ETKİSİZ HALE GETİREN JANDARMA ÖZEL HAREKAT (JÖH) VE POLİS ÖZEL HAREKAT (PÖH) EKİPLERİMİZ ŞENKAYA HALKIMIZ TARAFINDAN, OPERASYON DÖNÜŞÜNDE, ŞENKAYA İLÇEMİZİN AKŞAR (KOSOR) MAHALLESİNDE COŞKUYLA KARŞILANDILAR.

Operasyonu başarı ile tamamlayan güvenlik güçleri Gülveren Yaylasında çocuklara şefkatli davranarak hediyeler verdi.Teşekkür ederiz.Ayaklarına taş değmesin güvenlik kuvvetlerimizin .

KORONA VİRÜS SALGINI NEDENİYLE

KORONA VİRÜS
Bana bir şey olmaz diyenlere birkaç sözüm var:Doğru olabilir,belki sana bir şey olmayabilir.Sana bir şey olmaması çevrende kilerine de bir şey olmaz anlamına gelmez.Bir taşıyıcı olabilirsin.Farkında olmadan da atlatabilirsin.Bir taşıyıcı olarak çevrende bağışıklık sistemi zayıf insanlara,risk gruplarına bulaştırabilirsin.Farkında olmadan bir başkasına bulaştırarak ‘’O’’ nun KATİLİ olabilirsin.Bunu biliyorum kimsenin katili olmayı istemezsin.O halde hafife alma . Bana bir şey olmaz deme. Tekrar ediyorum senin aracılığınla birçok kişiye bulaştırabilir ölümüne neden olabilirsin.UNUTMA!

Erzurum ili Şenkaya İlçesi Özyurt Dolunay Mahallesi Nüfusuna Kayıtlı, Sancaktepe Mevlana Mahallesinde İkamet Eden Suriye İdlip’de Hain Saldırıda Şehit Düşen Uzman
Onbaşı Emrah Baysal Şehit olmuştur. Şehitlerimize ve Allah’tan Rahmet, Yaralı Askerlerimize Acil Şifalar Diliyoruz. Milletimizin Başı Sağ Olsun..
Şehit Cenazesi 29.02.2020 Cumartesi Günü, İkindi Namazı Müteakiben, Pendik 15 Temmuz Şehitler Cami inden Törenle Sancaktepe
Yenidoğan Mezarlığına Defin Edilecek..
Kırlangıç Örtü (Tüteklikli Ev)
Sivil mimarideki örneklerine özellikle Erzurum evlerinde rastlanan kırlangıç örtü, Erzurum evinde önemli yere sahip olan tandır evinin tavan örtüsüdür. Kare kenarlar üzerine oturan kırlangıç örtüde dikdörtgen kesitli ahşap kirişler köşegen yerleştirilerek sekizgen oluşturulur, bir sonraki sıra içeri taşırılarak karelenir ve bu şekilde bindirmeli yükselen tavan üstte kare bir ışıklıkla son bulur. Bindirme sayısı genellikle 5, 7 ya da 9 olarak belirlenmiştir.
Kırlangıç örtünün tam ortasında aydınlatma ve havalandırma amaçlı olarak bir pencere açılmıştır. Ev sahibinin her zaman bacaya çıkarak bu pencereyi açıp kapatmak durumunda kalmaması için, pencere yukarıdan makaraya bağlı bir iple aşağıdan açılıp kapanan bir düzeneğe sahiptir.
Sivil mimaride Erzurum evlerinin tandırevi kubbesinde ve han odalarında karakteristik biçimde kullanılmıştır. Erzurumda sert ve uzun geçen kış ayları tandır evinin çok fonksiyonlu bir mekan olarak tasarlanmasında en önemli etkendir. Kalabalık ailelerin bir arada yaşadığı Erzurum evlerinde Tandırevi aynı zamanda tüm ailenin soğuk havalarda toplandığı bir yerde ısınma probleminin çözümlediği bir mekandır.
Orijinal örtünün kuruluşunda çivi kullanılmamaktadır, ağaçların üzerinde kert adı verilen yuvalar açılarak birbiri üzerine oturtulmaktadır. Ancak günümüzde yapılanlarda L şeklinde metallerle ahşaplar birbirine sabitlenmiştir.
Kırlangıç örtü dini yapılar ve anıt mezarlarda da uygulanmıştır. Bu örtü tipine sadece Erzurum evlerinde rastlanır kanısı yanlıştır. Bu tip tavan örtüsü, Erzurum, Bitlis, Kars, Erzincan, Bayburt, Artvin gibi yerleşmelerdeki evlerde de uygulanmış örneklerine rastlanmak mümkündür.
Türkçede “Tüteklikli ev” olarak bilinen kırlangıç kubbeyle örtülü konutların, Anadolu dışında,
Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’da da bulunduğu bilinmektedir. Doğal olarak “tüteklikli ev” terimi bu ülkelerin dillerinde de vardır.(Türkoğlu Ahmet ‘ten alıntı)
Erzurum’da 2 bin 500 yıllık ‘Taş Baba’ heykeli bulundu
Erzurum’a 180 kilometre uzaklıktaki Şenkaya ilçesine bağlı Ormanlı Mahallesi’nde Kıpçaklar dönemine ait olduğu tahmin edilen ve mezarlarda yatan kişilere temsilen yapılan 123 santimetre uzunluğunda, 45 santimetre çapında ‘Taş Baba’ heykeli bulundu. Mahallede çiftçilikle uğraşan Aytaç Alver isimli vatandaş, hayvanlarını otlatırken otların arasında üzerinde motifler olan bir heykel olduğunu fark ettiğini ve Müze Müdürlüğü görevlileriyle bağlantıya geçerek, taşın değerli bir taşa benzediğini ve incelenmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine köye giden Erzurum Müze Müdürü Hüsnü Genç, Türkolog Prof. Dr. Osman Mert, Müze Müdürlüğü Koordinatörü Oğuzhan Türk ve Araştırmacı Ömer Faruk Kızılkaya heykel üzerinde incelemelerde bulundu. İncelemelerin ardından heykelin 2 bin 500 yıllık ‘Taş Baba’ heykeli olduğu ortaya çıktı. Görevliler bozkırda özellikle soylular için en yaygın mezar türü olan Kurganlar’da kişinin önemine uygun olarak genellikle ahşaptan gömü odasının üzerine taş ve topraktan bir yığma tepe yükseltilerek bunun üzerinde de ölen kişiyi temsil eden kabaca insan biçimli heykeller dikildiğini ve bu heykellere de genellikle “Taş Baba” ismi verildiğini belirtti.. Heykel özel süngerlere sarılarak Müze Müdürlüğüne getirildi. (Erzurum İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü sitesinden alıntıdır)

Kars’ın son Estonyalısı

1877 yılındaki Osmanlı-Rus savaşları sırasında Ruslar tarafından Kars merkeze bağlı Karacaören köyüne yerleştirilen Estonya kökenli 60 aileden günümüze bir tek Avgust Albuk kaldı. Müslüman bir kadınla evlenen, aynı evde iki dini birden yaşayan Avgust Albuk, Türkiye’yi çok sevdiği için ayrılamamış.

ESTONYA kökenli 60 aile, Ruslar tarafından, 93 harbi olarak da nitelendirilen 1877-1878 yıllarındaki Osmanlı-Rus savaşları sırasında Kars merkezine yakın bir yere yerleştirilmiş. O Estonyalıların son temsilcisi de Avgust Albuk (49). Hikâyelerinin 93 harbinde başladığını belirten Avgust Albuk (49) şunları söyledi: “Ruslar bizi tarımı yaymamız için buraya getiriyor. 60 aile şimdiki Karacaören köyünü kuruyor. Tarım ve hayvancılık yaparak geçimlerini sürdürüyorlar. Aradan yıllar geçtikçe buradaki vatandaşlarımız Alman Konsolosluğu’na müracaat ettiler. Hepsi bir bir
Almanya’ya göçtü. 7 sene öncesine kadar iki aileydik. Ancak diğer aile de buradan göçtü. Şimdi sadece ben kaldım.”

ESTON’UZ AMA TÜRK VATANDAŞIYIZ
Müslüman eşi Yadiger Albuk’la (39) çok iyi anlaştıklarını anlatan Albuk sözlerini şöyle sürdürdü: “Ramazan ayında eşim oruç tutuyor. Sahur ve iftarı birlikte yapıyoruz. O oruçlu olduğu için bazen yemekleri ben hazırlıyorum. İkimiz de dinimizi özgürce yaşıyoruz ve birbirimize son derece saygılıyız. Kızım burada okula gidiyor. Biz köken olarak Eston’uz ama Türk vatandaşıyız. Burada doğduk, büyüdük. Buranın gelenek ve göreneklerine göre büyüdük. Örneğin benim ibadet yapmam için bir kiliseye ihtiyacım yok. Evde ibadetimi yapıyorum.”

ALMANYA’YA GİTMİŞ FAKAT DÖNMÜŞ
Kars’ta Estonların pek bilinmediği için kendilerine Alman aile denildiğini de kaydeden Albuk, birkaç kez Almanya’ya gittiğini, fakat orada hiç kalmak istemediğini, çünkü Türkiye’yi çok sevdiğini söyledi. Albuk, ailesinin geçimini de KOSGEB destekli beton saksı işi yaparak sağladığını ve işini büyütmeyi arzu ettiğini kaydetti.

Kars’ta son Estonyalı olarak yaşayan Avgust Albuk’un ilk eşinden 17 yaşında Melisa ve 10 yıl önce evlendiği Yadiger Albuk’tan Bünyamin (9) ve Meryem (1.5) isminde 3 çocuğu var.

YADİGER ALBUK: İKİ DİNİ BİR EVDE YAŞIYORUZ
“Erzurum’un Şenkaya ilçesinde doğdum. Bizler iki dini bir evde yaşıyoruz. Ben Müslümanlık’ın gerektirdiği ibadetleri yapıyorum, eşim de Hıristiyanlık’ın. Çocuklarımız ise reşit olduklarında kendi dinlerini seçerler. O da onların bilecekleri bir şey. Ben ev kadınıyım ve eşime yardım ediyorum. Birlikte geçinip gidiyoruz. Köyümüzde birlik ve beraberlik var. Hepimiz birbirimize saygılıyız. Komşuluk ilişkilerimiz de son derece güzel. Zaman zaman ekonomik sıkıntılarımız oluyor, bunları da aşmaya çalışıyoruz.”

(www.hurriyet.com.tr/)sitesinden alıntı)

Eski Başbakan Bülent Ecevit’in eşi ve DSP’nin kurucusu Rahşan Ecevit hayatını kaybetti. Ecevit’in, 5 yıldır tedavi gördüğü GATA’da yaşlılığa bağlı olarak çoklu organ yetmezliğinden yaşamını yitirdiği belirtildi.

17 Ocak 2020 Cuma 22:14

Halk TV’den Erdinç Yılmaz’ın Emrehan Halıcı’dan teyit ettiği bilgiye göre, bir süredir Gülhane Askeri Tıp Akademisinde (GATA) tedavi gören eski Başbakan Bülent Ecevit’in eşi ve DSP’nin kurucusu Rahşan Ecevit, bu akşam saat 21.00 sularında yaşlılığa bağlı nedenlerle çoklu organ yetmezliğinden hayata gözlerini yumdu.

Kaynak: Rahşan Ecevit hayatını kaybetti

Değerli arkadaşlarım Bu akşam saat 20.00 de Medya 24 tv ekranlarında canlı yayınlanacak Hukuki Bakış programında “ Doğu…

Posted by Hikmet Ömeroğlu on Tuesday, January 14, 2020

Posted by Ayhan Çıldız on Tuesday, January 7, 2020

Erzurum-Olur -Ormanağzı (Karnavas) köyü halkından olup İzmir’e yerleşen Kemal-Gülkan Öztürk kızı (dayımın torunu) Elvin Öztürk Antalya’da yapılan Avrupa Muaythai şampiyonasında milli sporcu olarak 42 kiloda Avrupa şampiyonu oldu.Kendisini kutluyoruz.Hepimizi onurlandırdı.Ülkemize hayırlı olsun.

OLTU GÖK KUŞAĞI TEPELERİ

Oltu’da yer alan rengarenk gök kuşağı tepeleri..
Tepelerin oluşumunun 4,5 milyon yıl öncesine uzandığı düşünülüyor.

Yerbilimciler milyonlarca yıl önce deniz tabanında birikmiş kireçli kumtaşı ve silttaşı katmanlarının kıta çarpışmaları sonucu katlanıp Gökkuşağı Dağları’nı oluşturduğunu düşünüyor. Fiziksel, kimyasal ve biyolojik aşınma süreçleri farklı minerallerden oluşan kumtaşı katmanlarının açığa çıkmasına yol açtı.

Kayaçları oluşturan minerallerin yapısındaki demir Gökkuşağı Dağları’nın farklı renklerde görünmesine neden olan en önemli etmenlerden biri. Demirin oksijenle tepkimeye girmesi sonucu oluşan hematit minerali kayaçlara kırmızı ve kırmızımsı kahverengi, limonit minerali koyu kahverengiden açık sarıya renkler verir. Demirin kükürt ile tepkimeye girmesi sonucu oluşan pirit minerali metalik sarı renktedir.

Demirin silikat iyonu (bir silisyum atomunun dört oksijen atomuna bağlanması sonucu oluşan bir iyon) ile tepkimeye girmesi sonucu oluşan klorit ve olivin mineralleri bulunan kayaçlar ise yeşil tonlardadır.

Narman Peri Bacaları – Kadir Parlak Mimarlık ve Tasarım Ofisi

Posted by Kadir Parlak on Monday, November 20, 2017

24 Kasım Öğretmenler günü.Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.

Gülveren’e yılın ilk karı yağdı.
Köyümüz halkından olup Konya-Ereğli’de ikamet eden Nazım Aksungur eşi Gülizar Aksungur vefat etmiştir.Allah rahmet etsin,Eş dost ve yakınlarının başı sağ olsun.

Şenkaya Gülveren köyünden Fazil AKTÜRK kızı Serehan AKTÜRK ‘ÜN defin işleminde uzaktan yakından gelen tüm akraba ve köy halkına ve çevre köylerden iştirak eden herkese saygı ve sevgilerimizi sunarız. Herkesten ALLAH razı olsun.

Posted by Turan Aktürk on Thursday, October 24, 2019

Posted by Turan Aktürk on Thursday, October 24, 2019

Posted by Turan Aktürk on Thursday, October 24, 2019

Posted by Turan Aktürk on Thursday, October 24, 2019

Sitene Haber Ekle
Sitene Gazete Ekle

Son Haberler” için 2 yorum

  • 1 Ekim 2020 tarihinde, saat 05:20
    Permalink

    Bilgileriniz için çok Teşekkür ederim hocam.iyiki varsınız.Düşüncelerine katılıyorum.O bölgenin çoğrafi yapısının bozulmasına hiç isyemiyoruz.Fakat komşu köylerimizi su sorunu için başka işimize yaramayan kaynaklar göstermeliyiz mağdur olmasınlar.Orda bir alabalık tesisi kurulması lazım.

    Yanıtla
    • 1 Ekim 2020 tarihinde, saat 11:31
      Permalink

      Sevgili Hikmet bizim işimize yaramayan onlara önereceğimiz hiç fazla kaynağımız yoktur.Hangi kaynağı gösterirsen göster mutlaka o kaynağın suladığı,beslediği alanlar vardır.Doğa ile oynanmaz.Doğa kendisiyle oynanmasını,bozulmasını asla affetmez.Darbesi ağır olur.O mevkinin Milli Parklar kapsamına alınması gerekir.Çünkü çok özel bir coğrafyası ve florası var.Selam ve sevgilerimle.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir