Simizar Öyküsü

SİMİZAR
(Simizar) ;1948 yılında Gülveren Yaylasında yaşanan hüzünlü ve talihsiz bir olay. Olayın üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen unutulmamış,halkın bilincine yerleşmiştir .Maksadımız hüzünlü bir olayı hatırlatıp insanları üzmek değil ,ebedileşen bir hikaye ve ağıdını yeni kuşaklara aktarmaktır.
SİMİZAR
Simizar ,Eğitkom köyünde doğar, Tozi adında gençle evlenir. Gülveren Köyüne gelin gelir. Zahide isminde kızları olur. Yayla zamanı gelince, herkes gibi onlarda yaylaya çıkarlar.Çayır biçme zamanı gelir.Yaylaya epey uzakta bulunan Kılıç Boğazı Çayırı biçilmektedir.Bir taraftan erkekler çayırları biçerken,diğer taraftan kadınlar ve çocuklar kuruyan otları toplar, yığın haline getirirler. Simizar ,sabahleyin erkenden kalkar,ev işlerini gördükten sonra eşi Tozi ile birlikte Kılıç Boğazı Çayırı’na gider. Tozi Dayı çayır biçerken Simizar Hala da kuruyan otları toplar.Çok çalışkan bir kadın olduğu söylenir.O gün de çok çalışır.Akşam yaklaşır.Çocukları Zahide yaylada anneannesinin yanındadır.Akşam olunca yaylaya mal-davar gelir.Onların toplanması gerekir. Tozi dayı Simizar halaya erken gitmesini,Zahide’ye bakmasını,mal-davarı toplamasını söyler.
Tozi Dayının bir deli (huysuz) atları vardır. Simizar ata biner,tek başına yola düşer.Ormanların içinden Eşrefin Boğazı’nı geçtikten sonra Sarı Çayır’a varır.Orada hava ansızın kararır ,anlatıldığına göre şiddetli bir yağmur yağmaya ve şimşekler çakmaya başlar.At ,çakan şimşekten parlar. Simizar geme hakim olamaz .At Simizar’ı kaçırır.Bir ayağı üzengiden çıkar,diğeri üzengide kalır.Eşek Meydanı düzlüğünde at iyice hızlanır,düşen ve bir ayağı üzengide kalan ve arkadan sürüklenen Simizar’ı taşlara çarparak yoluna devam eder.Ta ki Yusuf’un Kurunu Çayırı’nın çeperine kadar.At çeperden atlarken Simizar odunlara takılarak oracıkta kalır.At biraz ilerde durur.Yusuf’un Kurunu çayırından gelenler olayı uzaktan görür ve o tarafa doğru koşarlar. Kılıç Boğazı  Çayırı’ndan gelenler de (bunların içinde Tozi Dayı da vardır) ilerde bir şeylerin olduğunu görüp, onlar da tarafa doğru koşarlar.Bir de ne görsünler? Simizar odunların arasında can vermektedir.


Genç yaşta ve feci bir şekilde olan bu ölüm olayı köy ve yöre halını derinden etkilemiştir.Yöremiz aşıklarından Aşık Mevlüt İhsani o tarihlerde köye gelir.Bu olay anlatılır. Mevlüt İhsani Kürsüne Köyüne gitmekte olduğunu,orada bir ağıt yazıp Nazım Altaş’a göndereceğini söyler. Öyle de yapar.Aşağıdaki ağıdı yazar ve gönderir.Bu ağıdın derlenen kıtaları aşağıda nakledilmektedir.Tamamını bilen Nazım Altaş çok yaşlı ve unutkanlık ( Alzheimer hastası) olduğundan diğer kıtalarını hatırlayamamıştır. Aşağıdaki linkten Rahmetli Nazım Altaş’ın sesinden dinleyebilirsiniz.Nazım Amca hayattayken okumasını istedim.Ben kırmadı.Hatırlayabildiği kadar okudu. Tozi Dayının Simizar’ın kanının aktığı yeri çevirdiği,sık,sık ziyaret ettiği söylenir.

www.youtube.com/results?search_query=simizar

SİMİZAR AĞIDI
Hey ağalar bakın bu dünyanın haline.
Kimseyi bırakmaz gide kendi yoluna.
Neler geldi İznos köylü geline
Ne karaymış kaderlerin Simizar.

Akşam oldu eve döndün biçinden.
Eve erken gelem dedin ikisinden üçünden.
Ben ayrıldım eş ahbabın içinden
Ne karaymış kaderlerin Simizar.

Ağ alnımda gülmeyecek yazım var.
Vücudumda sağ yerim yok çizim var.
Uyan bu gafletten körpe kuzun var.
Yetmeden döküldü bağrı Simizar.

Kınalayın tabutumun dalını.
Soldurmayın yeşilimi alımı.
Tozi nettin allı pullu gelini.
Derin derde düştü yerin Simizar.

Şimşek çaktı hava birden bozuldu.
Gelin attan düştü diye sezildi.
Vücudumda sağ yer yoktur ezildi.
İnler  idi derin derin Simizar.

Yığılın ahbaplar gelin toyuma
Dutun kefenimi biçin boyuma.
Haber edin şimdi kendi köyüne.
Şimdi gelir atan anan biraderin Simizar.

48 senede toyum tutuldu.
Sefil annem cenazeme atıldı.
Gelin attan düştü diye sezildi.
Bir murat alamadım ona yanarım.
Âşık Mevlit İhsanı

Not: Konu bazı kişilerce değişik şekillerde anlatılmaktadır. Bazıları Simizar’ın yalnız olmadığı,diğer bazı atlı kişilerle beraber yola çıktığı anlatılmaktadır.Benim dinlediğim kaynak tarafından yukarıda anlatıldığı şekilde nakledilmiştir.Konunun özü aynıdır.At parlar,Simizar dengesini kaybeder,bir ayağı üzengiden çıkar,diğer ayağı üzengidedir.

KÖYÜMÜZ HALKINDAN İZMİR’DE İKAMET EDEN NECMETTİN AKTÜRK’ÜN YORUMU

"SİMİZARA AĞIT"Bu ağıt 1950’lerde Erzurum ili Şenkaya ilçesi Gülveren (İznos) Yaylasında yakılır.Yayla bölgesinde bulunan Kılıçboğazı (Kılıç köyü) çayırlarını biçmeye eşi ve akrabalarıyla birlikte gider altı aylık kızıysa yayladadır.Nenemiz bakıyormuş bu kıza…Hava biraz bozulur derler ki: Simizar sen biraz erken git çocuğunu emzir.Yolda şimşek çakması ile at parlar ve maalesef SİMİZAR NENEMİZ rahmetli olur.Bu hazin olaya yöremizin Halk aşıklarıdan Mevlüt İhsan’i bir ağıt yazar ve o zaman bu ağıdı söyler.Bunu rahmetli köylümüz Nazım Altaş’ta bazen söylermiş bir iki kıtasını hatırlıyamamış.Köyümüzün Emekli İlköğretim müfettişi Selahattin Altaş derler. Benimde isteğim üzere Emekli Başgardiyan Necmettin AKTÜRK Seslendirdi.Emeği geçen hepsine Allah razı olsun.Sağolsun, varolsun…

Posted by Tuncay Aktürk on Saturday, 4 April 2020

Simizar Öyküsü” için bir yorum

  • 11 Eylül 2020 tarihinde, saat 22:09
    Permalink

    Gerçekten çok hüzünlü bir yaşanmışlık

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir