PETLAS Gölhisar Mahallesini Zehirlemeye Devam Ediyor

YOLUMUZ ATATÜRK YOLU
İhtiyar heyeti ve mahalle sakinlerinin destekleri ve bizim özel girişimlerimiz nihayet meyvesini verdi.19 Mayıs 1919’da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkmıştır ve o gün İtilaf Devletlerinin işgaline karşı Kurtuluş Savaşını başlatmıştır..Erzurum ve Sivas Kongrelerini yaptıktan sonra Ankara’ya dönerken Hacıbektaş’a uğradıktan sonra eski Kayseri yolundan Kırşehir’e (24 Aralık 1919) gelişinde ,o zamanlar bir çitlik olan, Gölhisar girişinde şu anda bakıma ihtiyacı bulunan tarihi köprüden giriş yaparak, bu yolu takiben Kırşehir’e varmıştır.Bu köprünün ve bu yolun çok önemi vardır.Gölhisar mahalle olunca da bu yolun adı eski Kayseri Caddesi oldu.Daha sonraları uyduruk 1947. Sokak olarak değiştirildi.Bu ad mahalle sakinleri tarafından hiç benimsenmedi. Nihayet Belediyemiz bu sokağın adını “Atatürk Yolu Sokağı ” olarak değiştirdi.Başta Kırşehir Belediye Başkanımız Sayın Selahattin Ekicioğlu ve yardımcıları ve onun nezdinde tüm Belediye çalışanlarına,mahallemiz ihtiyar heyeti ve sakinlerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu ad Başkana çok yakıştı. Gölhisar’a çok yakıştı.Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Kırşehir’e geliş yıl dönümü (24 Aralık 1919) kutlamalarının bu yol üzerinde bulunan tarihi köprüden başlaması dileğiyle.

GÖLHİSAR’IN ÖYKÜSÜ

1970’li yıllarda Kırşehir’e yerleşmeyi düşündüğümde ilk aklıma gelen yer Gölhisar çiftliği oldu.Gölhisar Çiftliğinde amca oğulları vardı.Onları görmeye gittiğimde Gölhisar Çitliğine hayran kaldım.Adından da anlaşıldığı gibi tam bir çiftlikti.Şehir merkezine 9 km uzak, sessiz sakin bir yerdi.O tarihlerde köydü.Ortasında alttan kaynayan bir göl ,gölün aşağılarında göl suları ile sulanan güzel bağ ve bahçeler vardı.Emeklilikte tabir caizse  tam kafa dinlendirecek bir yerdi.Kervansaray Dağlarının arkasında bulunan Seyfe Gölü’nün suları bir türlü dağın altından akarak Gölhisar’dan ortaya çıkar.Göl haricinde bu sularla beslenen  çok sayıda çeşme vardı.Çeşmelerin suları temizdi ve içiliyordu.Havası temizdi.Bağlar bahçeler arasında patika yollar vardı.Tüm doğallığını koruyordu.

Yollardan birisi vardı ki o yol farklıydı.O yol tarihi bir yoldu.Eski Kayseri yolu.Kayseri’den-Mucurdan gelen yol dererden kıvrıla-büküle Gölhisar’ın ortasından geçerdi.Asfaltın olmadığı o zamanlar yolun çamur olmaması için ince taşlar döşenmişti.Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs yolculuğunda Ankara’ya giderken bu yoldan geçmişti.Yol ikamet ettiğim evin önünden geçiyor.Her dışarı çıktığımda Mustafa Kemal Atatürk’ün arabasının sesini duyar gibi oluyorum.

Gölhisar Köyü mahalle olunca yollar açılmaya eski yollar bozulmaya başlandı.Zamanın muhtarı ile görüşüp yol yapımında bu tarihi yolun korunması gerektiğini anlattım.Ne var ki bir gün geldiğimde taşlarla kaplı yolun taşlarının greyderle söküldüğünü,üzerinin kumla kaplandığını gördüm.İş işten geçmişti.

Önceki adı ‘’Eski Kayseri yolu’’ olan bu caddenin adı sonradan hiçbir anlam ifade etmeyen ‘’1947.Sokak’’ olarak değiştirildi.Önceki belediye başkanlığına bu adın aslına uygun olarak ‘’Atatürk Yolu ‘’ olarak değiştirilmesi yönünde dilekçe ile başvurmamıza rağmen olmadı.Sokak sakinleri de aynı kanaattedir.

Yıllar sonra arazilerin bir kısmı kamulaştırılarak ‘’PETLAS’’ fabrikasının temelleri atıldı.Daha sonra faaliyete başladı.Fabrikayı Devlet işletirken bacadan çıkan duman daha az zarar veriyordu.Yıllar daha geçti.Fabrika özelleştirildi.Eski baca masraflı bulunup, yeniden 30 metre yüksekliğinde bir baca yaptılar.Bu bacadan çıkan kara ve zehirli duman Gölhisar’ı kaplıyor,nefes alamaz duruma geliyorduk.Dışarıda bulunan eşyaların,kiremitlerin,karoların,ağaçların velhasıl her şeyin üzeri kurumla kaplanıyordu.Üstelik fabrika arazisinin altından gelen yer altı suları da kirlenmişti.Çeşmelerin suları içilmez oldu.Zarar gören meyve ve bahçelerinden ürün alınamaz oldu.Fabrikadan gelen ve Gölhisar’ın doğu ve batı yakasından akan dere yataklarına atıklar verilmeye başlandı.Derelerdeki kuşlar,böcekler ağaçlar olumsuz etkilendi.Mahallenin eko sistemi bozuldu.Dayanılmayacak bu durum karşısında mahalle halkı tepkiler göstermeye başlayınca yetkililerce işçilerin kapıya konulacağı yönünde tehditleri geldi.Zira mahalleden fabrikada  çalışan çok sayıda işçi vardı.Bu korku mahalleliyi geri adım atmak zorunda bıraktı.Çok sayıda mahalle sakini yerini yurdunu bırakıp başka bir yere göçmeyi düşünüyordu.Bunlardan biri de bendim.

Duyarlı bir vatandaş olarak bazı girişimlerde bulundum. Kırşehir Valiliğine dilekçe ile başvurdum.Kendileri ile görüştüğümde üstesinden gelemediklerini sezinledim.Burada  bir iş çıkamayacağını anlayınca  TBMM Dilekçe Karma Komisyonuna dilekçe ile başvurdum.Uzun bir süreden sonra altı milletvekili imzalı bir yazı aldım.Yazıda mealen yapacak bir şeyin olmadığı,mahkeme yolunun açık olduğu yazıyordu.Bu girişimler  sonucu mahallenin dört ayrı yerine kirliği ölçen  dört cihaz konuldu.İşin garip tarafı ölçüm sonuçlarını rapor edenler fabrika çalışanları idi.Ne kadar sağlıklı rapor edeceklerini siz düşünün.Bu baskıların bir faydası olmalı ki yeni ilave edilmiş alçak baca iptal edilip,eski baca çalıştırılmaya başlandı.Bunda sonra kurumun etkisi biraz azalmış oldu.

Bacanın doğal gazla çalıştırılması durumunda kirliliğin çok azalacağı söyleniyor. Ancak çok para harcanacağı gerekçesi olarak doğal gaza geçmediklerini duyduk. Mahallede oturan bu kadar insan, doğadaki hayvan ve insanların sağlığı onların umurunda mı?

Yazı ile paylaştığım en üstteki fabrika bacalarının bulunduğu alanda sigara içme levhasının bulunduğu resmi birlikte düşündüğümde hayretler içinde kalıyorum. Türkiye’deki tüm tiryakiler fabrikanın etrafında toplansa ve aynı anda sigara yaksa çıkan toplam duman fabrikanın dumanından daha az olur diye düşünüyorum.

Sigara içme yasağı var, içenler cezalandırıyor, fabrika bacasından çıkan dumana yasak yok, onlar cezalandırılmıyor.

Bu günlerde de PETLAS Gölhisar Mahallesini zehirlemeye devam ediyor.Defolu lastikleri yaktıkları zaman ,eğer rüzgar kuzeyden esiyorsa, ağır bir duman ve koku mahallenin üzerine çöküyor. İnsanlar nefes almakta zorlanıyor ve ağır ağır zehirleniyorlar.Hele bu korona viruslu günlerde ise daha kötü.Yıllardır çalmadığımız kapı kalmadı.Sorunu çözmüyorlar.ASLINDA ÇOK BASİT. DOĞAL GAZLA BACAYI ÇALIŞTIRDIKLARINDA SORUN KENDİLİĞİNDEN ÇÖZÜLECEK.AMA ÇOK KAZANMA HIRSI GÖZLERİNİ BÜRÜMÜŞ.BİRİLERİNİ YAŞATMAK İÇİN BAZILARINI ÖLDÜRMEK Mİ GEREK?BİZLERİN SAĞLIĞI UMURLARINDA MI?
HER DIŞARI ÇIKTIĞIMIZDA BİZE DÜŞEN “BİZİ ZEHİRLEYENLERİN VE BUNA GÖZ YUMANLARIN ALLAH BELASINI VERSİN” DEMEK OLUYOR.BOŞUNA DEMEMİŞLER ALMA MAZLUMUN AHINI ÇIKAR AHESTE AHESTE.İNŞALLAH MAHALLENİN AHI MUTLAKA BİR ÇIKAR AHESTE AHESTE !

PETLAS Gölhisar Mahallesini Zehirlemeye Devam Ediyor” için bir yorum

  • 1 Eylül 2020 tarihinde, saat 21:39
    Permalink

    Akşam olmasını hiç istemiyorum.Yine o ağır koku çöktü.Nefes almakta zorlanıyoruz

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir