Malakanlar Kimlerdir?

MALAKANLAR KİMLERDİR?

1963-66 Yılları arası Şenkaya Ortaokulunda okurken,doğduğum köy Gülveren’den (İznos) Şenkaya’ya giderken yaklaşık 17 km yolu yaya olarak yürür,Penek veya Kosor (Akşar) a inerdik.Oradandan da bir kamyon veya otobüs bulursak onunla yoksa da yine yaya olarak Şenkaya’ya giderdik.Penek Köyü’nden anayola çıkarken bir Malakan değirmeninin yanından geçerdik.Değirmen Penek Çayı kenarında bir küçük tepenin eteğinde kurulmuştu.Malakanın değirmeni derlerdi.Yöre köylüleri buğdaylarını bu değirmende öğütürlerdi.Malakanın adını hatırlayamıyorum.Ta o tarihlerde değirmenin elektriğini kendisi üretiyordu.Sonradan araştırdım gördüm ki Malakanlar Rusya’dan sürülen Rus göçmenleri imiş. Malakanlar, Çarlık Rusya’da ortaya çıkan muhalif Rus köylü hareketidir. Malakanlar, sözlükte dinsel hareket olan Molokanizmi hayat felsefesi olarak kabul ediyor.

Rusça’da ‘Moloko’ süt olarak biliniyor. Molokan diğer bir adıyla Malakan kelime olarak süt içenler anlamına geliyor. Rusya Çarlığı’ndaki Ortodoks Kilisesi, herkese haftada 2 gün süt içmeyi emrediyordu. Malakanlar bunu kabul etmeyerek her gün süt içmeye devam edince, kilise tarafından aforoz edildiler.

Malakanlar, Ruslar için büyük bir sorundu. Çünkü Çarlık Rusyası’nda büyük bir ağırlığı olan Ortodoks Kilisesi’nin tüm kuralları, Malakanlar tarafından reddediliyordu. Malakanlar savaşmaya ve silahlandırmaya karşıydı. Bu yüzden savaşlara da katılmak istemiyorlardı. 

Kilisenin baskısıyla Malakanlardan kurtulmak isteyen Çarlık Rusyası, bu durumu fırsat bilerek onları önce farklı bölgelere daha sonra da işgal altında bulundurduğu Kars’a sürdü. Malakanlar şehir hayatını benimsemediklerinden Kars’a Şahmalar, Karahan, Çakmak ve İncesu gibi yeni köyler kurdular.

1877-1878 Osmanlı Rus savaşı (93 Harbi) ile Kars’ın Çarlık

Rusya tarafından işgal edilmesiyle, Kafkaslara sürgün edilmiş Malakanlar’ın bir kısmı

Anadolu’ya göç etmiştir. Ayetefanos Antlaşmasıyla Rusya’ya kalan Elviye_i Selase (Üç sancak-Kars-Batum ve Ardahan)) bölge içinde Penek dahil Oltu’da bulunuyordu.Bu nedenle Malakanlar buraya da gelmişlerdi.

Bölgedeki Müslüman halk Malakanlar’dan, Malakanlar da Müslüman halktan çok şey öğrenmiş ve ortak bir kültür yaratmışlardı. Bu ortak kültür Malakanlar’ın bölgeden ayrılması sonrasında da etkisini göstermiştir. Kullandıkları tarım metotları sayesinde kısa zamanda tarım alanında bölgenin kalkınmasında önemli katkılar sağlamışlardır. Kars vilayetinin tarım ürünlerini belirleyen son Osmanlı istatistiğine göre buğday ve arpa bölgede yetişen başlıca hububat cinsidir. Az miktarda mercimek ve baklagiller, kavun-karpuz, elma, üzüm ve vişne gibi meyveler yetiştirilmektedir. Malakanlar’ın bölgeye gelişiyle bölgede tarımsal üretim artmıştır. Malakanlar o günlerde Kars’ta yetişmeyen birçok sebze ve meyveyi ilk kez yetiştirmişlerdir. Çarlık Rusya döneminde Malakanlar’ın bölgeye diğer önemli katkıları da hayvancılık ve tarımsal teknoloji alanında olmuştur. Malakanlar’ın katkılarıyla arazileri ekime açmak için, Kars’ta yaygın olarak at ve ağır pulluk kullanılmaya başlanmıştır. 1884 ve 1913 arası ekilebilir arazi 2 misli ve tarım nüfusu da 4 misli artmıştır (Ortaylı, 2004: 408-410). Günümüzde varlığını devam ettiren Malakan Atı, tarım makineleri öncesinde son derece önemliydi. Malakan Atı, bölge şartlarına dayanıklı ve tarım işlerinde kullanılması nedeniyle yaygın olarak yetiştirilmekteydi (Hamzaoğlu, 2007). Yakın zamana kadar bölge de Tarımsal Makinelerin öncülerinden görülen Rus Tırmığı, biçer gibi aletler tarımsal üretimde kullanılmıştır.

Kars ve civarında yaşayan Malakanlar’ın yörede bulundukları süre boyunca bölge halkından ortak özellikler kazanmışlardır. Özellikle kılık kıyafet ve yemek konusunda benzerlikler bulunmaktaydı (Turhan, 1956: 78).

Kars ve civarı süt ve süt üretiminde son derece zengin bir bölgedir. Zengin bitki örtüsü ve yaylaları sayesinde geniş otlak alanlarına sahip olduğundan hayvancılık ve hayvansal gıdalar bölge geçiminde son derece önemlidir. Bölgenin şartlarına uygun Montofon (Zavot) İnekleri de bu dönemde yetiştirilmeye başlanmıştı. Malakanlar ve diğer topluluklar sadece bu peynirleri bölgeye getirmekle kalmamış; peynirlerin uzun süre muhafaza edilmesi için teknikler de geliştirmişlerdir. Kars ve civarındaki bu peynir zenginliği neticesinde Kars merkeze yaklaşık 40 km uzaklıkta bulunan ve eski bir Malakan köyü olan Boğatepe (Zavot) köyünde Türkiye’nin ilk Peynir Müzesi kurulmuştur. Bu müzede bölgenin peynir zenginliği ve üretiminin yanı sıra tarihsel serüveni de sergilenmektedir. Müze, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından da desteklenmektedir.

 Montofon (Zavot) İneği, aslen İsviçre’nin Alp Dağlarına ait sığır ırkıdır. Süt üretiminde son derece verimli olan bu ırk ülkemizde de yetiştirilmektedir. Genel özellikleri bakımından Rengi Koyu Kahverengi, Gri olmaktadır. Soğuk havalara dayanıklıdır (Sarıözkan ve Savaş vd. 2013: 257-258). Kars ve civarında yaygın olarak kullanılan Montofon İneği, Zavot ya da Malakan İneği olarak isimlendirilmektedir.

 Gravyer Peyniri, aslen İsviçre kökenlidir adını ise İsviçre’nin “Gruyère” kasabasından almaktadır. Çarlık Rusya işgali ile bölgeye taşınan Gravyer Peyniri, bölgenin fiziki ve doğal şartlarının uygunluğuyla üretilmiştir. Gravyer peyniri diğer peynirlere göre zahmetli ve maliyetli bir peynirdir. Yaklaşık 15 kilodan bir kilo ancak çıkan bu peynirin yapılışı 10 ay kadar sürmektedir (Topuk ve Çiğdem, 2015, 70).

Malakanlar döneminde Kars ve çevresinde Arıcılık da yaygınlaşmıştır. Günümüzde önemli bir geçim kaynağı olan Arıcılık, Malakanlar getirdiği kovan ve petek usullerindeki yenilikler sayesinde yaygın hale getirilmiştir. Bölgede üretilen bal dünyanın en kaliteli balları arasındadır. Malakanlar bölgede organik enerjinin yanı sıra mekanik enerjiden de faydalanmıştır. Sabun imalatında büyük başarı elde eden Malakanlar tarafından üretilen sabunlar uzun yıllar bölgede kullanılmıştır. Malakan köylerinde halen varlığına rastladığımız tamir dükkânlarının Malakanlar tarafından kurulduğu bilinmekte ve bu dükkânlar günümüzde de varlıklarını sürdürmektedirler. Malakanlar’ın bölgeye yaptıkları katkılardan biriside, değirmenciliği bölgeye yaygınlaştırmak olmuştur. Günümüzde halen kullanılan bu değirmenler gelişen teknolojiyle su yerine elektrikle çalışmaktadır. Değirmencilik Malakanlar’ın en yaygın tanınan özelliklerindendir. Bölge insanı Malakanlar’dan öğrendiklerini onlar göç ettikten sonra da yaşatmaya devam etmiştir. Ancak kimi özellikler zamanla geliştirilse de beklenen ilerleme yaşanmamıştır.

Bu birliktelikte bir başka iz ise diller arasındaki alıntı sözcüklerdi. Türk Dil Kurumu verilerine göre Türkçeye geçen Rusça kelime sayısı 39 iken Türkçeden Rusçaya geçen kelime sayısı ise 2500 olarak belirtmiştir.

 İşte onlardan bazıları:

Kartol:Patates.

Sımışka:Ayçiçeği.

İstikan:Bardak.

Ganfet:Bayram şekeri.

Galoş:Lastik ayakkabı.

Gopçe:Düğme.

İstol:Sandalye.

İşkaf:Dolap.

Zağot:Mandra.

Zanka (sanka):Kızak.

Yaşik:Kutu ,sandık.

Bedire (vedire):Kova.

Saldat:Rus askeri.

Neft:Gaz yağı.

Lom:Levye,kaldıraç.

Loda:Yığın.

Lobye:Fasulye.

Kete: Böreğe benzer bir yiyecek.

KAYNAKÇA:SOSYAL VE BEŞERİ BİLİMLER ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES AND HUMANITIES RESEARCHES
Bahar/Spring 2017-Cilt/Volume 18-Sayı/Issue 39
22

Malakanlar’ın Anadolu’daki İzleri
Prof. Dr. Bayram AKÇA
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi,
Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü
Sinan KIYANÇ
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi,
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı

ZİYARETÇİLERDEN GELENLER

ZİYARETÇİLERDEN GELENLER

Hıdır Uğursu Teşekkürler.Bizim köyümüzde Malakanlar yaşamış ve at binek ve çekim takımlarını diktiklerinden köyümüzün adına da Dikme denilmiş.Onların değirmeni çalıştırdıklarını ve ekin toplamak için atın çektiği dımrık denilen aracı kullanmışlardır…

Malakanlar Kimlerdir?” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir