İnsanları Yerinden Yurdundan Eden Ah Şu Kaçakaçlık!

Eskişehir EmlakEskişehir EmlakEskişehir EmlakEskişehir EmlakEskişehir EmlakEskişehir EmlakEskişehir EmlakEskişehir EmlakEskişehir EmlakEskişehir EmlakEskişehir EmlakEskişehir Emlak

İNSANLARI YERİNDEN YURDUNDAN EDEN AH ŞU KAÇAKAÇLIK!

l.Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devletinin yenilmesi, Rusya’nın , Bolşevik Devrimi nedeniyle 40 yıl hüküm sürdüğü bölgeyi (Elviye-i Selase-Üç sancak:Kars,Ardahan,Batum ) terk etmesi,batılı emperyalist güçlerin kışkırtması ve maşa olarak kullanması sonucu sözde Ermeni Devleti kurma hayallerine kapılan ve ‘’Kan dökmeden hürriyet elde edilemez” sloganı ile işe başlayan Ermeni Komiteleri (Hınçak-Taşnak-Ermenekan vs) adeta çıldırmışlardı.Ruslar geri çekilirken silahlarını Ermenilere bırakırlar.Bırakılan bu silahlarla sözde ‘’Ermeni Devleti’’ kurma hevesine kapılan Ermeni çeteleri bölgenin Müslüman ve Türk nüfusunu eritmek ve ortadan kaldırmak için inanılmaz mezalimler yapıyor,karşılarına çıkan ne varsa yakıp yıkıyor,ateşe veriyor,yağmalıyor,direnen ve eli silah tutanları topluyor ve katlediyorlardı.Sadece yaşlı,kadın ve çocuklardan ibaret nüfus kalmıştı.Çeşitli nedenlerle katliamdan kurtulanlar çareyi kaçmakta ararlar. Katliamlardan kurtulan halk ‘’Kaçakaçlık’’ diye bilinen toplu göçlere katılıp Türkiye’nin iç kesimlerine doğru kaçmışlardır.

Daha önce de değinildiği gibi Ermenilerin ve Gürcülerin, Ardahan, Göle, Oltu üzerine yürümesi ile halk paniğe kapılmıştı. İlk göç kafilesine, Tuzla köprüsünde yetişen Fahreddin Bey, onlara göç etmenin faydasız olduğunu ve hatta cesaret verici sözler söylemesine rağmen, Ermeni katliamından korkan halk, göçte direnmiştir. Tuzla ile Kosor arasındaki mesafe insan kitleleri ile dolması, Fahreddin Bey’i endişelendirmişti.

Kosor’a dönen Fahreddin. Bey, Tortum’daki, Halid Bey ile görüşerek; hudutlarda tedbirler alınarak, halkın Oltu’ya geçmesine engel olmasını rica etmiştir.İşte bu ortamda bütün bölge halkı olduğu gibi Oltu İlçesinin İznos (Şimdiki adı Gülveren) Köyünden Ağaoğullarından Karabey’in oğulları;Mahmut Ağa,Salih Ağa,Reşit Ağa,Ömer Efendi,Hasan Ağa,Binbaşı Ağa ve Süleyman Ağa da göç kafilesine katılırlar.Oltu yakınlarına (Tuzla’ya) kadar giderler.Hasan Ağa’nın arabasının mazısı kırılır.Oltu’ya giderek mazı alır arabayı tamir eder.Fahrettin Beyin telkinleri sonucu olmalı ki Mahmut Ağa,Salih Ağa,Reşit Ağa,Ömer Efendi geri ,köye dönerler.Hasan Ağa’nın dört kızı vardır.Kardeşlerine ‘’Ben o yüze (Şenkaya yöresinde Olur’a o yüz derler) gider ,bir tarla icarlar geçinirim’’der (N.Günel).Öyle de yapar.Diğer iki kardeş Binbaşı ve Süleyman Ağa da Tortum’un Zıhek Köyüne giderler (Tortum Şelalesindeki Balıklı Köyü).Soyundan gelenler halen orada yaşamaktadırlar.

Kaçakaçlık’ta varsa kağnı arabasını,taşınabilir birkaç değerli eşyasını alan kafileye katılıyor ,belki kurtulurum diye batıya doğru göçüyorlardı.Kurtulurum ümidiyle yollarına devam edenlerin görüntüsü tam bir mahşer görüntüsü.Yöre ifadesiyle ‘’herkes kendi derdine düşmüştü.’’

‘’Kaçakaçlık’ı ’’gören yaşlı bir nine anlatmıştı:

‘’Kafileye iki çocuklu bir gelin de katılmıştı. Ermenilerce kocası ve yakınları öldürülmüştü.Tek başına kalmıştı.Gelin çocukların ikisini birden taşıyamıyordu.Çocukların birini kucağına alıp bir müddet götürdükten sonra oraya bırakıp,geri dönüyor.Tekrar ikinci çocuğu alıp öbürünün yanına bırakıyor.Böyle böyle götürerek yoluna devem ediyordu.Annelik güdüsünün verdiği güçle çocuklarını taşıyıp Ermeni zulmünden kurtarmıştı.’’

Nine yine şöyle anlatmıştı:

‘’Bir gelinle kayınpederi kafileye katıldı.Gelin genç ve güzeldi.Üzerinde takıları vardı.Kocası Ermeniler tarafından öldürülmüştü.Ermeniler gençleri,eli silah tutanları toplayıp öldürüyorlardı.Genç ve güzel kadınları da dağlara kaldırıp tecavüz ediyorlardı.Başlarına neler geleceğini bilmeden yolculuklarını devam ediyorlardı.Her an karşılarına Ermeni çeteleri çıkarabilir,gelini ellerinden alabilirdi.Coşkun akan bir derenin üzerindeki köprüye varınca’’Gelinimi Ermeniler alacağına ,temiz olarak dere alsın’’ diyerek köprüden dereye itekledi.Gelin suya kapılıp sürüklenerek gözden kayboldu.’’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir