Hüseyin Köycü Akıl Atlası-Sarı Karton Projesini Nasıl Tasarladı?

Köycü’nün 1931 yılında başta Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa ve TBMM Meclisi üyelerine gönderdiği ve yöre halkına yayınladığı mektubunda; maarifimiz konusunda düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyordu. Bu mektubun Çankaya Atatürk Arşivi’nde, bir kopyasının da Atatürk Üniversitesi’nde saklandığı bilinmektedir.

“60 yaşına kadar bütün vatandaşı okuma – yazma bilen yapmak lazımdır. Bütün memurları vazifeleri başında yetiştirip en az lise mezunu derecesinde umumi malumat sahibi kılmak gerekir. Hususi tahsili teşvik etmek için hususi imtihanlar yapılmalı, kolay ve anlaşılır bir lehçede eğitim verilmelidir.”

‘’Devletimizin her köyde okul açması zor olacağından, Maarif vekâleti bünyesinde kurulan bir umumi müdürlük kapsamında köylerde yaşayan vatandaşların eğitimi, çıkarılacak öğretici eğitici gazetelerle sağlanmalıdır. Bu gazeteler köy yetkililerine ulaştırılmalı, müfettişler marifetiyle özel usullerle imtihan yapılıp en az okuryazar olan kişilere de belge verilmelidir.’’

Yaygın öğretim fikrini dile getiren Köycü’nün bu isteklerini yerine getirmek tabii kolay değildi. Mektubunu gönderdiği yıllarda Türkiye’nin insan gücü ve mali imkânları böylesine kapsamlı bir projeyi hayata geçirmeye elverişli değildi belki ama o idealist kişi düşüncesini cesaretle açıklamaktan geri kalmıyordu.

Örtülü Köyü’nün ilçe yapılması fikri Köycü’de daha bu yıllarda gelişti ve köyün ilçe yapılmasındaki en önemli gerçeklerden biri Maarif alanındaki gelişmelerdi. Ortaokul açma girişimleri de başlamış fakat ülkenin genel durumu da göz önüne alındığında bunun gerçekleşmesi ancak yıllar sonra olmuştur.

Örtülü Köyü’nden Hüseyin Sırrı, kitabımıza konu olan “Örtülü Köyü Kalkınma Planını nasıl tasarladı; kafasında yapmayı düşündüğü birçok işi bir kâğıdadöker ve halkın bu kalkınma hamlesine inanması gerektiğini düşünmeye başlar. Yapacağı planı yazacağı kalınca bir kâğıt ararken, küçücük bakkal dükkânında bir ambalaj kartonu gözüne ilişir. Bu kartonu önce düzeltir sonra üzerine ağırlıklar koyup yazı yazmaya uygun hale getirir. Karton üzerinde tam orta yere önce bir yuvarlak daire şekli çizer. O sırada yakın arkadaş ve akranları onu ziyarete gelirler. Başta Hasan Yetimoğlu; “ Hüseyin Efendi yine bir şeyler yazıp çiziyorsun…’’ dediklerinde O, masanın üzerinde ortasında yaptığı küçük yuvarlağın yanlarına beş adet ana kök dediği kalın çizgileri paralel şekilde çizmiş onlara ad arıyordu. Akranları laflamaya gelmişlerdi ama konuşmaların ana konusu; köyün sorunları, savaş sonrası özlemi çokça duyulan refah, şehirden alınan havadislerdi. Hasan Efendi buruşukluğu tam düzelmemiş kartona göz atınca, Köycü ile göz göze gelir bu da nedir dercesine.  Hüseyin Efendi: “Bak Hasan biz bir tohum ekelim ki bu tohumlar her işin kökü olsun, dallarını, filizlerini ileride gençler yapsın.’’ diyerek, bir taraftan da ana köklere ayırdığı kartonun üzerine; Yaşayış, İmar, Kültür (Öğreniş), Kazanç ve Sağlık yazıyordu. Çaylar içildi, dükkândan çıkan arkadaşları, “Hele hayırlısı, Hüseyin Efendi yine bir şeyler icat ediyor da bakalım ne çıkar?“ demekten kendilerini alamıyorlardı. Aynı gün akşamüstü köy meydanında Hüseyin Efendi ile karşılaşan Hasan Efendi; “Bugün bir şeyler karalıyordun, maksadın neydi?” dediğinde Hüseyin Sırrı Efendi; “Bak Hasan, biz bu köyde doğduk, burada büyüdük, babalarımızdan çok şeyler öğrendik, savaşlar gördük, Oltu’da seninlebirlikte düşmanla savaşırken çok da tehlike atlattık. Hatta devletin malını çalan bir kişiyi bölge komutanına şikâyet ettik diye seninleKars Tevkifhanesine sorgusuz, sualsiz tıkılmadık mı? Başımızdan geçenler, kahramanlıklar hepsi tarih sayfalarında kaldı. Atamız da dediği gibi bir taraftan; yurdumuzu imar edelim, halkımızı cehaletten kurtaralım.

Düşman yenildi, ülkemizden çekildi ama içimizdeki cehalet düşmanı bizimle beraber yaşıyor. Onun için, bu köy için yapacaklarımız konusunda hayalimiz geniş olmalıdır.’’ diyor. Köycü köyün ileride ilçe olması için uğraşalım dediğinde 1929 senesi idi. Ve işte her şeye ilhamını veren o proje;      

Orijinal Sarı Karton Prof. Dr. Koptagel İlgün himayesinde Köycü’nün diğer önemli yapıtlarıyla beraber arşivde muhafaza edilmektedir.

Sarı Karton projesi yapıldığında, Köycü’nün 1933’de yazdığı “Yarın Bu Köy…” makalesine 4 sene, ilçe olduğu 1946 senesine ise 17 sene vardı. Köycü, Hasan Efendi ve köy meydanında toplanmış köy halkına bu konuşmaları şöyle devam ettiriyor;‘’Arkadaşlar arazimiz verimli değil, rençperliğimiz zayıf, o halde kalkınma için önce eğitime sarılalım. Gençlerimiz okusun, aydın olsun, cehaleti yenelim. Kızlarımızı okutalım, onlar da aydın, uygar evlatlar yetiştirsin. Yani eğitim… eğitim… eğitim! Bu tohumları ekelim, yeşersin, dallar filizler versin o zaman ne cahillik, ne fukaralık ne de yoksulluk kalır.’’

Hüseyin Köycü 1933 yılında yazdığı” Yarın Bu Köy” isimli makalesinin son bölümü ile çağdaşlaşma yolundaki arzuları ve uğraşısındaki azmi şu sözlerle ifade ediyordu:

” …Arkadaş: Senin ellerin mi, gözlerin mi,kolların mı Avrupalınınkinden gevşek? Ruhun mu onların ruhundan aşağı? Neslin ise onlardan daha yüksek, toprağın daha kıymetli ve bakir. Sen daha sağlam, o halde yükseliş yolunda gitmek senin için devletine ödemen gereken borç olmalıdır.

İlk işin gayret, ikinci işin öğrenme ve öğretmek olsun. İş bu kısa program seni uzun gördüğün yola götürür ve uzak gördüğün refaha kavuşturur. Buna iman et, dururken de, yürürken de;

‘’Türk’e durmak yaraşmaz.’’,vecizesini tekrar tekrar terennüm et. “

Kaynak: Hüseyin Köycü (1895 – 1958) Akıl Atlası :Sarı karton 1929

Prof. Dr. Koptagel İLGÜN,Prof. Dr. Durkaya ÖREN,Mak. Müh. Hüseyin KÖYCÜ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir