Gülveren’de Eski Hıdrellez Şenlikleri

GÜLVEREN’DE ESKİ HIDRELLEZ ŞENLİKLERİ

Çocukluğumdan hatırlıyorum eskiden Nisan ayı sonlarına doğru şenlikleri yapılırdı.Sanıyorum Hıdrellez şenlikleriydi.Bu gelenek son yıllarda unutulmaya başlandı.

Gülveren’e İlkbahar geldiğinde Nisan ayı sanlarına doğru;Güney kesimlerdeki karlar erir,ortalık sarımsı bir yeşilliğe bürünürdü ,kuzey kesimlerde Erdavut Dağının kuzey yamaçlarında ise ormanın içi sulu bir karla havaların daha çok ısınmasını beklerdi.Ağaçlar sarımsı yapraklarını açmaya ,çiçeklerle bezenmeye başlardı.Bazı yerlerde kışın sürüklenen ve yığılan kar kürtüğünün incelen kısımlarında çimenler yeni yeni fışkırırdı.Eriyen kar suları ile beslenen derelerden berrak ve beyazımsı tonda sular şarıl şarıl akardı.Günler geçtikçe doğa, yumurtadan yeni çıkmış bir civcivin sarı renk tonundan, yeşile dönüşmeye başladı.Tarlalardan ‘gosgos’ yumruları toplanmaya başlanırdı.Tarlalar, ‘çift ‘le sürülürken çiftin demiri gosgosları ortaya çıkarırdı.Ayrıca gosgos yumrularını bulmak özel bir yetenek isterdi.Gosgos, dışı siyah,içi süt beyazı çok besleyici ve lezzetli bir sebzedir.Toprak içinde patates gibi büyüyen yumrular ince saçak köklerle bir birine bağlı olarak bulunur.Yöreye has olan bitki doğada kendiliğinden yetişir.Daha yemliklerin toplanmasına,yenmesine bir hayli zaman vardır.Kilise Deresi mevkii rüzgarlara kapalı ve güney kesimde olduğundan diğer yerlere göre daha erken ısınırdı.Kayaya çarpan güneş yansıyarak havayı daha çabuk ısıtırdı.Bu sebeple olmalı ki Hıdrellez Şenliği olarak nitelediğim şenlik burada yapılırdı.

Şenliğe daha çok genç kızlar ve çocuklar katılırdı. Bir gün önceden yiyecekler özenle hazırlanırdı. Özellikle kete,bişi,dayama ekmeği,pağaç,ağuz böreği (ağuz,hayvanların doğumdan hemen sonraki sütü) vs yapılırdı.Tabii ‘çeçil’ peynirsiz olmaz.Bu şenliğin en önemli yiyeceği her nedense sarı.kırmızı,siyah ve diğer renklere boyanan yumurtalardı.Yumurtasız şenlik düşünülemezdi.Halen kafama takılıyor,yumurtalar neden boyanırdı.Acaba yıllar önce burada yaşamış Ermenilerin yumurta yortusundan geçmiş bir gelenek olabilir miydi? Bir gün önceden hazırlanan dürülerle (çıkınlar) ertesi gün beklenirdi. Güneşli bir günde daha önce belirttiğim gibi özellikle gençler,çocuklar toplanır çayırlar ortasından yürüyerek,türküler söyleyerek Kilise Deresi Mevkiine gidilirdi.Çıkınlar,Mevkideki düzlükte kayanın dibine konur,şenlikler yapılırdı.Türküler söylenir,barlar çekilirdi.Bir taraftan da közler üzerine çay suyu konulur, diğer hazırlıklar yapılırdı.Bar oyunları ve diğer oyunlar oynandıktan sonra yiyecekler yenilir,çaylar içilir,sohbetler yapılırdı.

Selahattin ALTAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir