Bir Şeye Çok Üzülüyorum

YENİ BERLİK

BİR ŞEYE ÇOK ÜZÜLÜYORUM
Çocukluğumdaki yayla evleri çevresindeki çam ağaçlarının yok olduğunu görünce çok üzülüyorum.Çocukluğumda yayla evlerinin hemen yakınında bin yılı aşkın çam ağaçları vardı. Gürcü,Bizans uygarlıklarını gören ,Osmanlının kuruluşuna tanıklık eden,Rus işgali ve Ermeni mezalimine direnen çamlar son kırk yıl içinde bir bir yok edildi.Hatta bu yörede bazı uygarlıkların kalıntıları üzerinde çam örtüsünün geliştiğini görebilirsiniz.Ev kalıntıları,bahçe duvarı kalıntıları ve içinde kocaman çamlar.
Yaylanın hemen karşısında bulunan ve ‘Berlik’ denilen yerde çok sayıda çam ağacı vardı.Ama beş altısı çok yaşlıydı.Koyun sürüsü buraya gelir,çamların altında gölgelenir,sağılır ve kuzu katımı yapılırdı.Ulu çam ağaçlarının her biri doğal bir şemsiyeydi.Sürüyü kanatları altına alırdı.Hayvanlar otladıktan sonra birlikte dinlenme ,sağılma kuzu katımı ve seçilmesi işlerinin yapıldığı alana ‘Berlik’ denilirdi.Koyunlar Berliğe geldikten sonra kadınlar,kızlar kovalarını alır süt sağmaya giderlerdi.Sütleri sağınca yakın bir yarde bekleyen kuzu sürüsü katılırdı.Kuzu katımında ortaya çıkan sesi bir duysanız.Her kuzu kısa zamanda o kadar kalabalık içinde kolayca annesini bulurdu.Kuzular emdikten sonra bir süre annelerinin koltuklarında yatar ve birlikte dinlenirlerdi.Bir süre sonrada ‘koz’ yapılırdı. Kuzuları koyunlardan ayırma işine koz denir.Kozda çocuklar devreye girer koz,koz …..diye bağırarak kuzuları seçerlerdi.Kuzular emdikleri ve karınları dolu oldukları için kolayca ayrılılardı.Tabi içinde muzipler çıkıp koz işini uzatırlardı. Evlerin hemen arkasında da ulu bir çam ağacı vardı.Son yıllarda karşı ‘Berlik’ teki çamlar azalınca bu çamın altı ‘Berlik’ olarak kullanıldı.Düşünebiliyor musun kocaman bir sürü bir ağacın altında dinleniyor.’Güzel Gülveren’ yazımın bir bölümünde ‘Kantarın Sırtına çıkın bir çam ağacına sırtınızı verin’ demiştim.Artık o çamları da göremezsiniz.Sadece bunlar mı.Diğerleri de yok edildi.Az sayıda yaşlı çamın kaldığını son yıllarda çekilen fotoğraflardan anlıyorum.
Peki bunlar nasıl yok edildi.Son yıllarda çobanlar , geceleyin dışarıda kalan sürüyü görebilmek için, çamlara ateş verildiler.Bir çam haftalarca yanarak çobanlara aydınlık oldu.Ayakta yanan çamların gövde kısmı bitince ateş köklerine geçer.Toprağın içinde metrelerce uzanan kökler haftalarca yanar.Yandığını yere yer topraktan çıkan dumanlardan anlarsınız.
Çamların yok edilişinde orman idaresinin büyük ihmali ve suçu var.Ormanları koruyup geliştirmekle sorumlu orman memurları halka korku saldılar.Halka orman sevgisi ve bilinci vermediler.Ormanları sevdirmediler. Ormanların diğer yararları dışında oksijen fabrikası olduğu konusunda hiçbir şey anlatmadılar. Yapılan araştırmalara göre, bir insanın bir günde tükettiği oksijen miktarı ortalama yedi ağacın ürettiği oksijene bedeldir.Köyde görevlendirilen bu kadar ‘bakım memuru’ içinde çevreci olan birini görmedim.Bakın orman memuruma bakım memuru deniliyor.Halkı bilinçlendirme yerine sadece bakıyorlar.Çevre halkı orman idaresi demez,orman işletmesi derler.Çünkü yıllarca ormanlara işletme gözü ile bakıldı.Halen de o gözle bakılıyor.Ne kadar çok keser,ne kadar çok para kazanırım düşüncesi.Köy imamlarının da büyük vebalı var kanaatimce.Köyde bulunduğum zaman zarfında bunca imam geldi, hiçbirisinden ormanların yararları,korunması ve geliştirilmesi konusunda bir hutbe duymamıştım.Peygamber Efendimizin “Yarın , öleceğini bilsen bile ağaç dik…” ,” Kıyametin koptuğunu görsen bile , elinde yeşil dal varsa dik…”hadisleri nerede kaldı.Sanıyorum biz işin özünü bıraktık renklerle uğraşıyoruz.Bu iş camilerin dışını yeşile boyamakla olmaz.Önce Cami bahçesini,sonra çevresini ağaçlandıracaksın.Çevre kendiliğinden yeşil renge boyanır,yeşil renge boyamaya da gerek kalmaz.Peygamber efendimiz yeşili doğanın yeşil renginden ötürü sevdiğini düşünüyorum.Köy camisinin duvarları hariç hepsi ağaçtan yapılıdır.Hatta duvarlarda ağaç kirişler vardı.Sayın Hocalarım bunların hiçbiri nimi fark etmediniz.
Selahattin ALTAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir