Yörede Orman İşçiliği Mehte (İstisal-İstihsal)

ORMAN İŞÇİLİĞİ MEHTE  (İSTİSAL/İSTİHSAL )

 Mehte veya ihtihsal (yöresel deyişle istisal); Orman idaresinin uyguladığı ormanları gençleştirme,geliştirme ve güzelleştirme projesidir.Bu proje ile ormanlardaki yaşlı,kurumaya yüz tutan ve sık ağaçlar kesilerek ayıklanır.Seyrelen ormanda genç fidanlar gelişir,dökülen tohumlardan yenileri çıkar,temizlenen orman gelişir ve güzelleşir.Devlet bunu yaparken bir taraftan da gelir kapısı olarak düşünür.Bu iş daha çok beden işçiliğine dayanır ve doğal olarak orman köylülerine yaptırılır.

 Görevli memurlar her yıl ormanın bir bölgesinde yaşlı ve sık çamları belirler.Belirlenen ağaçlar görevliler tarafında işaretlenir (damgalanır) numaralanır.Kesilmek üzere damgalanan ve numaralanan ağaçlar orman köylülerine dağıtılır.Burada şans faktörü çok önemlidir.Şanslı iseniz ormanın kolay işlenir bölgesinden ağaçlar size düşebilir.Dağıtılan çamlar orman köylüleri (işçileri) tarafından aranarak bulunur kesilir.Kesilen ağaçların dalları kesilir,kabukları soyularak genelde dört metre uzunluğunda tomruk haline getirilir.Tomruklar görevlilerce ölçülür, kuturları şafaklarına yazılır. Bende öğrenciliğimde yazın üç beş kuruş harçlık alabilmek için ölçme ve numaralandırma işinde çalıştım.Dolayısıyla zor koşullarda nasıl çalışıldığını biliyorum.Dört metre uzunluğunda 57 kutur’unda bir tomruk bir metre mikaptır. Tomrukların ortasına kumpas tutularak kuturları belirlenir.Kuturları belirlene tomruklar işletmece belirlenen yere taşınarak görevlilere teslim edilir.

 Eskiden çamlar balta ile kesilir ve el hızarı ile tomruk haline getirilirdi.Bu oldukça zahmetli ve yorucuydu.Taşıma işi de kağnılarla yapılırdı.Sosyal güvenceden yoksun orman işçileri çok zor koşullarda çalışmalarına rağmen ellerine çok az para geçerdi.

 Orman köylülerinin ekip biçtikleri araziler ve meralar çok azdır.Çünkü orman işletmesi el koymuş ve köylülere yasaklamıştır.Bu sebepledir ki orman köylüleri sefalet içinde yaşamaya terk edilmişlerdir.Bu açıdan değerlendirdiğimizde insanın nerde doğacağını kendisi belirleyemez.Orman köyünde doğmuş ve orada yaşamak zorunda olan insanların o ormanlarda hakları olmalı diye yıllarca düşündüm.Orman ürünlerinden belirli bir pay verilmeli. Çünkü o onların doğal hakkıdır.

 Her tarafı orman okyanusunu andıran köy evlerinin damları topraktı. Belli aralıklarla yan yana konulan tomrukların (gontların ) üzerine mertek dizilerek üzeri toprakla kapatılıyordu. Damdaki toprak suyu sızdırır, ev akarak yaşanmaz hale gelirdi.Damların üzerinde biriken karları temizlemek ayrı bir işkenceydi.Çatı yapımına izin verilmiyordu.Bir yolunu bulanlar çatıları tahtadan yaparlardı.Bu da evin ömrünü uzatırdı.Evler akmaz ve kar tutmazdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir